
2 min
BLOG
Op. Dr. Caner Sarıkaya
Her Cerrahi Operasyonda Olduğu Gibi, Bel Fıtığı Ameliyatı da Bazı Riskler Taşır
Bel fıtığı ameliyatı, her cerrahi işlemde olduğu gibi belirli riskler içermektedir. Ancak bu riskler oldukça düşük seviyededir ve genellikle %1-2 oranında görülmektedir. Ameliyat sonrası fıtığın baskı yaptığı sinirde hasar oluşma ihtimali veya enfeksiyon gelişme riski bulunmaktadır. Bununla birlikte, gelişen tıbbi teknoloji sayesinde bel fıtığı ameliyatı günümüzde riskli bir ameliyat olarak değerlendirilmemektedir.
Modern cerrahi yöntemlerde ameliyatlar mikroskop altında, yüksek büyütme ile gerçekleştirilmektedir. Bu sayede sinir dokusu daha net bir şekilde görülerek operasyon daha hassas yapılmakta ve riskler en aza indirilmektedir. Küçük kesilerle gerçekleştirilen işlemler sayesinde enfeksiyon riski de minimum seviyeye düşürülmektedir.
Omurga ameliyatlarında hastaların en büyük endişelerinden biri ameliyat sonrası güç kaybıdır. Omurga ve omuriliğe yönelik cerrahi girişimler sırasında yapılan işlemler sinir dokusunu etkileyebilir. Ancak gelişmiş nöromonitörizasyon teknolojisi sayesinde bu risk en aza indirilmektedir.
Nöromonitörizasyon, ameliyat sırasında hastanın kaslarına yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla elektrofizyolojik izleme yapılmasını sağlar. Böylece, sinir dokusunda oluşabilecek en küçük etkilenme erkenden tespit edilerek gerekli önlemler alınabilir.
Günümüzde kapalı bel fıtığı ameliyatları sıklıkla gerçekleştirilen cerrahi işlemler arasındadır. Teknolojinin ve cerrahi deneyimin gelişmesiyle bu ameliyatlar daha güvenli ve kolay hale gelmiştir. Ortalama cerrahi süresi yaklaşık 45 dakika olup, anestezi hazırlığı ve hastanın ameliyat sonrası uyanması gibi faktörlere bağlı olarak değişebilir.
Mikroskobun cerrahi prosedürlere entegrasyonu, hastaların ameliyat sonrası daha hızlı iyileşmesini ve günlük yaşama daha kısa sürede dönmesini sağlamaktadır.
Bel fıtığı ameliyatı, hayati tehlike oluşturacak ciddi bir risk taşımaz. Temel amacı, ilaç ve fizik tedaviye dirençli ağrıyı gidermek ve sinir hasarına bağlı güç kaybını önlemektir. Eğer sinir hasarı nedeniyle güç kaybı gelişmişse, ameliyat edilmediği takdirde bu durum kalıcı olabilir. Bu nedenle, cerrahi müdahale gerekli görüldüğünde zaman kaybetmeden uygulanmalıdır.
Bel fıtığı ameliyatlarında felç riski oldukça düşüktür. Ameliyatın temel amacı, hastaların yaşadığı ağrıyı gidermek ve sinir baskısına bağlı hareket kaybını önlemektir. Mikroskobik cerrahinin yaygın kullanımı sayesinde, sağlıklı dokuların zarar görme olasılığı en aza indirilmektedir. Bu sayede, sinir dokusuna zarar verme riski minimize edilir. Ortalama sinir hasarı ve enfeksiyon oranı %1-2 seviyesindedir.
Hastanemize Marmaray ve Kadıköy-Sabiha Gökçen metrosu ile kolayca ulaşım sağlanabilmektedir. Tam donanımlı ameliyathanelerimiz ve 3. basamak yoğun bakım hizmetimiz ile hastalarımıza en iyi sağlık hizmetini sunmaktayız.
Hastanemiz; Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Özel Sağlık Sigortası (ÖSS) ve Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) kapsamında anlaşmalara sahiptir.
Kapalı bel fıtığı ameliyatı hakkında detaylı bilgi almak ve ameliyat ücretlerini öğrenmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Bel fıtığı ameliyatı, ilaç ve fizik tedaviye rağmen şiddetli ağrı veya ilerleyici felç geliştiğinde uygulanır. Devamını Oku…
Bel fıtığı ameliyatı olan kişiler genellikle 2 hafta içinde günlük yaşantılarına dönebilir. Devamını Oku…
Kapalı bel fıtığı ameliyatında, küçük bir kesiden özel aletlerle girilerek fıtık dokusu çıkarılır ve sinir rahatlatılır. Devamını Oku…
Boyun Fıtığı Ameliyatı
Boyun fıtığı ameliyatı, omurilik ve sinirler üzerindeki baskıyı kaldırmak yapılan bir tedavi yöntemidir.
Vidasız dar kanal ameliyatı, omurga kanalındaki darlığı vidasız genişleterek sinir basısını azaltan modern bir cerrahi yöntemdir.
Omurga kırığı ameliyatı, omurgadaki kırık bölgenin stabilize edilerek omuriliğin ve sinirlerin korunmasını amaçlayan cerrahi bir tedavidir.