Bel fıtığı ameliyatı, fıtıklaşan disk parçasını milimetrik mikrocerrahi tekniklerle temizleyip sinir kökünü serbestleştirerek hastanın kısa sürede normal yaşamına dönmesini sağlayan hassas bir girişimdir.

2 min
BLOG
Op. Dr. Caner Sarıkaya
Kifoplasti, özellikle osteoporoza bağlı omurga çökme kırıklarında uygulanan, ağrıyı hızla azaltan ve omurgayı stabilize eden modern bir minimal invaziv tedavi yöntemidir. İşlem sırasında omur içine ince bir kanül yardımıyla girilir, küçük bir balon şişirilerek çökmüş omurun yüksekliği kısmen restore edilir ve oluşan boşluk kemik çimentosu ile doldurulur. Bu teknik hem ağrı kontrolünü sağlar hem de omurganın daha fazla çökmesini önler; ayrıca hastalara hızlı iyileşme süresi, aynı gün mobilizasyon imkânı ve düşük komplikasyon oranları sunar.
Kifoplasti genel olarak güvenli bir işlem olsa da nadiren kemik çimentosunun disk içerisine veya omurilik kanalına kaçması gibi komplikasyonlar %1-2 oranında görülebilir. Bu oran yapılan merkeze bağlı değişkenlik gösterebilir. Kifoplasti işleminde balon ile kontrollü bir boşluk oluşturulduğu için bu risk, vertebroplastiye göre belirgin şekilde daha düşüktür ve işlemin en önemli avantajlarından birini oluşturur.
Kifoplasti, omurga kırıkları sonucu ortaya çıkan şiddetli ağrıyı azaltmak, omurga stabilitesini yeniden sağlamak ve çökmüş omurun daha fazla çökmesini önlemek amacıyla uygulanan modern ve etkili bir tedavi yöntemidir.
En sık olarak osteoporotik kompresyon kırıkları nedeniyle tercih edilir; çünkü ileri yaşlarda görülen kemik erimesine bağlı omurga çökme kırıkları hastaların günlük yaşamını ciddi şekilde kısıtlayabilir.
Bunun yanı sıra kifoplasti, spinal metastazlara bağlı gelişen patolojik kırıkların tedavisinde ve bazı iyi huylu omurga tümörlerinde (özellikle hemangiomlarda) ağrı kontrolü sağlamak ve omurgayı güçlendirmek için de etkili bir seçenektir.
Korse, istirahat ve ağrı kesici gibi konservatif tedavilere yanıt vermeyen hastalarda kifoplasti, ağrıyı hızlı bir şekilde azaltan ve günlük yaşam aktivitelerine dönüşü kolaylaştıran güvenilir bir yöntem olarak öne çıkar.
Omurga metastazı nedeniyle radyasyon tedavisi planlanan hastalarda, radyasyon sonrası gelişebilecek vertebral çökmenin önlenmesi amacıyla profilaktik olarak vertebra içine kemik çimentosu enjeksiyonu uygulanabilir.
İşlemin uygulanacağı hastalarda spinal kord basısının bulunmaması ve vertebral instabilitenin eşlik etmemesi büyük önem taşır. Spinal kord basısı olan veya instabilitenin eşlik ettiği (özellikle posterior ligaman kompleksinde hasar bulunan) hastalarda bu yöntem uygulanmamalıdır. İnstabilitenin doğru şekilde değerlendirilmesi için STIR sekans manyetik rezonans (MR) görüntüleme yapılması gereklidir.
Kifoplasti ameliyatı öncesinde hastanın en az 6 saat boyunca aç kalması gerekir. İşlem sırasında, gastro- veya kolonoskopide uygulanan hafif sedasyona benzer bir sedasyon ve lokal anestezi kullanılarak hastanın ağrı hissetmesi engellenir; bu sayede hasta işlem boyunca uyanık, rahat ve konforlu olur.
Kifoplasti ameliyatı ameliyathanede steril koşullarda yapılır. Hastanın işlemi için steril koşullar sağlandıktan sonra skopi cihazı ile seviye görüntülemesi yapılır. Kırık omurga seviyesi tespit edildikten sonra yaklaşık 2-3 mm’lik kesi yapılarak pedikül içerisinden kırık omura çalışma kanülü yerleştirilir.
Çalışma kanülünün yerleştirilmesi sonrası tüm işlemler skopi altında bu kanül içerisinden yapılır. Bu kanül aracılığıyla kırık omura küçük bir balon gönderilir ve balon şişirilerek vertebra korpusu içerisindeki medüller kemik dokusu içinde kontrollü bir boşluk oluşturulur. Bu işlem sayesinde kırık omurun çökmüş yüksekliği mümkün olduğunca restore edilir ve aynı zamanda çimentonun kaçabileceği düzensiz alanlar ortadan kaldırılarak kemik çimentosu (PMMA) için güvenli bir boşluk oluşturulmuş olur.
Balon çıkarıldıktan sonra oluşan bu düzenli boşluk PMMA kemik çimentosu ile doldurularak omurga stabilize edilir. İşlem sonrasında hastalar genellikle aynı gün mobilize edilir ve çoğu hasta 2–3 saat içinde taburcu olabilir; ancak genel durumu veya ek hastalıkları nedeni ile bazı hastalar 24 saat müşahede altında tutulabilir.
Kifoplasti ameliyatı ortalama 30 dakika süren kısa bir işlemdir ve hastalar çoğu zaman işlemden hemen sonra ayağa kalkarak aynı gün içinde desteksiz yürüyebilir. Ameliyat sonrası dönemde yalnızca işlem bölgesine bağlı hafif bir bel ağrısı olabilir; ancak bu ağrı genellikle belirgin rahatsızlık vermez ve 24–48 saat içinde kendiliğinden kaybolur.
Kifoplastiden sonra korse kullanımına gerek yoktur, çünkü omur içine uygulanan çimento kırığı anında stabilize eder. Hastalar klinik durumuna göre aynı gün veya ertesi gün taburcu olabilir ve günlük yaşamlarına hızla dönebilirler.
Ayrıca kifoplasti ileri yaşlarda da güvenle uygulanabilir, çünkü işlem sırasında endoskopi veya kolonoskopide kullanılan sedoanaljeziye benzer hafif bir sedasyon verilerek yapıldığı için yaşlı hastaların işlemi konforlu ve düşük riskle geçirmesi sağlanır.
Kifoplasti (balon kifoplasti) ameliyatı, özellikle osteoporotik omurga kırıklarında ağrıyı azaltmak ve omur yüksekliğini kısmen düzeltmek amacıyla uygulanan, genel olarak güvenli bir girişimdir; ancak bazı riskler vardır.
En sık görülen komplikasyon kemik çimentosunun (PMMA) vertebra dışına kaçmasıdır; kifoplastide çimento kaçağı oranı literatürde yaklaşık %8–33 arasında bildirilmekte olup, büyük kısmı klinik bulgu vermeden saptanır.
Çimentonun diske veya omurilik kanalına kaçması durumunda nadiren sinire bası gelişebilir ve buna bağlı bacak ağrısı, uyuşma ya da kuvvet kaybı görülebilir; kalıcı nörolojik hasar oranı %1’in altındadır. Enfeksiyon riski oldukça düşüktür ve kifoplasti sonrası yaklaşık %0,3–0,5 oranında bildirilmiştir.
Ayrıca işlem sonrasında, özellikle ileri osteoporozu olan hastalarda, kırığın ilerlemesi veya komşu omurlarda yeni kırıklar görülebilir; takip çalışmalarında bu oranlar yaklaşık %20–30 arasında değişmektedir.
Kifoplasti fiyatları; kırığın tipi, kullanılan malzemeler, hastanenin donanımı ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişiklik gösterebilir. Türkiye’de devlet hastanelerinde kifoplasti işlemi SGK tarafından karşılanmaktadır. Özel hastanelerde ise SGK, işlemin belirli bir kısmını karşılayabilir ve kalan tutar hastaya fark ücreti olarak yansıtılabilir.
Ayrıca Özel Sağlık Sigortası (ÖSS) olan hastalarda, poliçenin kapsamına göre işlem bedelinin tamamı veya büyük bir bölümü sigorta tarafından karşılanabilmektedir. Bu nedenle kesin ücret ve sigorta kapsamı için işlem yapılacak sağlık kurumundan ve sigorta şirketinden kişiye özel bilgilendirme alınması en doğru yaklaşımdır.
Vertebroplasti, çökmüş omura doğrudan kemik çimentosu enjekte edilirken, kifoplasti ise önce omur içinde balon şişirilerek yükseklik kazandırılır ve sonra oluşan boşluğa çimento doldurulur.
Omurgası kırılan bir kişi, kırığın yeri ve omurilik hasarının olup olmamasına bağlı olarak yürüyebilir veya kısmi ya da tam felç gelişebilir.
Omurga kırığı ameliyatı, hasarlı omurların stabilize edilerek sinir dokusunun korunmasını ve hastanın en kısa sürede ayağa kalkmasını amaçlayan hayati bir cerrahi müdahaledir.
Bel fıtığı ameliyatı, fıtıklaşan disk parçasını milimetrik mikrocerrahi tekniklerle temizleyip sinir kökünü serbestleştirerek hastanın kısa sürede normal yaşamına dönmesini sağlayan hassas bir girişimdir.
Boyun fıtığı ameliyatı, omurilik ve sinir köküne baskı yapan fıtık dokusunu milimetrik mikrocerrahi tekniklerle temizleyerek kol ağrısı, uyuşma ve güç kaybını hızlıca düzelten güvenilir bir girişimdir.
Beyin tümörü ameliyatı, tümör dokusunu mikroskop eşliğinde çevredeki sağlıklı yapılara en az zarar vererek çıkarıp hastanın nörolojik fonksiyonlarını korumayı amaçlayan yüksek hassasiyetli bir cerrahi işlemdir.
Bel fıtığı ameliyatı sonrası iyileşme süreci genellikle çok hızlıdır; mikrocerrahi yöntem sayesinde hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilerek günlük yaşamlarına kısa sürede dönebilmektedir.
Kanal darlığı ameliyatı, omurilik ve sinir köklerini sıkıştıran dokuları temizleyerek geniş bir kanal alanı sağlayan ve yürüme ağrısını kalıcı olarak azaltan etkili bir dekompresyon cerrahisidir.
Hidrosefali ameliyatı, beyin omurilik sıvısının fazla birikimini boşaltmak için şant ya da endoskopik üçüncü ventrikülostomi yöntemleriyle basıncı dengeleyen yaşamsal bir cerrahi girişimdir.
Bel fıtığı ameliyatı, fıtıklaşan diskin mikrocerrahiyle hassas şekilde temizlendiği ve hastaların genellikle aynı gün taburcu edilerek hızla normal yaşama dönebildiği minimal invaziv bir işlemdir.
Omurga kırığı ameliyatı, kırığın tipine, çökme derecesine, sinir basısının olup olmamasına ve hastanın genel durumuna göre üç temel yöntemle uygulanır: vertebroplasti, kifoplasti ve açık cerrahi stabilizasyon.
Bel kayması ameliyatı, omurlar arasındaki kaymayı düzelterek sinir kanalını yeniden rahatlatan ve omurgayı titizlikle stabilize ederek hastanın hareket kabiliyetini uzun vadeli olarak iyileştiren ileri düzey bir cerrahi işlemdir.
Normal basınçlı hidrosefali, özellikle ileri yaşta görülen yürüme bozukluğu, idrar kaçırma ve hafıza sorunlarıyla seyreden ve erken teşhis edildiğinde şant ameliyatıyla belirgin düzelme sağlanabilen önemli bir nörolojik hastalıktır.
Bel kayması ameliyatı sonrası iyileşme süreci, sinir basısının giderilmesi ve omurganın stabilizasyonu sayesinde hastaların aynı gün içinde mobilize olup 10 güniçinde günlük aktivitelerine güvenli şekilde dönebildiği bir rehabilitasyon dönemidir.
Bel kayması ameliyatı, her cerrahi girişimde olduğu gibi enfeksiyon, kanama ve sinir yaralanması gibi riskler taşımakla birlikte, deneyimli cerrahlarca uygulandığında komplikasyon oranı düşük ve başarı oranı yüksek bir omurga operasyonudur.