
2 min
BLOG
Op. Dr. Caner Sarıkaya
Günümüzde teknolojik gelişmelerle birlikte sağlık alanında da ilerlemeler mümkündür. Özellikle omurga problemleri arasında yaygın olan bel fıtığı, yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebiliyor.
Eskiden sadece açık cerrahilerle tedavi edilebilen bu rahatsızlık, artık “Kapalı Bel Fıtığı Ameliyatı” adı verilen modern bir yöntemle çok daha konforlu şekilde çözülebiliyor.
Kapalı bel fıtığı ameliyatında, öncelikle fıtığın bulunduğu seviye skopi (görüntüleme yöntemi) yardımıyla belirlenir. Ardından, yaklaşık 1 cm’lik küçük bir kesi yapılır. Bu kesiden girilerek, sinire baskı yapan fıtık dokusu çıkarılır.
Bel fıtığı (lomber disk hernisi), omurlar arasında yer alan disklerin dış tabakasının yırtılması sonucu, içindeki jel kıvamındaki maddenin dışarı taşarak sinir köklerine baskı yapmasıyla oluşur. Bu baskı; bel ağrısının yanı sıra kalça, bacak ve ayaklara yayılan şiddetli ağrı, uyuşma ve kuvvet kaybına yol açabilir. Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, uzun süre masa başında çalışma ve duruş bozuklukları bel fıtığı sıklığını giderek artırmaktadır.
Kapalı bel fıtığı ameliyatı, kaslara zarar vermeden doğrudan fıtıklaşmış disk dokusuna ulaşmayı amaçlayan modern ve doku dostu bir cerrahi yöntemdir.
Bu teknik, özellikle hızlı iyileşme ve düşük komplikasyon oranı nedeniyle günümüzde altın standart olarak kabul edilmektedir.
Bu ameliyatta, omurgayı çevreleyen kaslar kesilmez veya kemikten sıyrılmaz. Bunun yerine kas grupları arasındaki doğal yağlı planlar ve anatomik boşluklar, vücudun kendi yapısı kullanılarak birer koridor gibi değerlendirilir.
Mini ekartör yardımıyla kas lifleri nazikçe ayrılır ve fıtık bölgesine ulaşılır. Genellikle ortalama 1 cm’lik küçük bir cilt insizyonu yeterlidir ve ameliyat yüksek çözünürlüklü cerrahi mikroskop altında gerçekleştirilir.
Günümüzde özellikle yaşla birlikte ortaya çıkan sarkopeni (kas kütlesi ve gücü kaybı) göz önüne alındığında, kas bütünlüğünü koruyan bu yaklaşım büyük önem taşır. Kaslara minimum travma uygulanması sayesinde hastalar ameliyat sonrası dönemde çok daha az ağrı hisseder, daha hızlı ayağa kalkar ve çoğu zaman aynı gün taburcu olabilir.
Mikrocerrahi teknikler sayesinde sinir dokusuna minimum zarar verilerek ameliyat gerçekleştirilir. Kas dokusuna daha az hasar verildiği için iyileşme süreci açık ameliyatlara göre çok daha hızlıdır.
Kapalı bel fıtığı ameliyatı, kaslara zarar vermeden doğrudan fıtıklaşmış disk dokusuna ulaşmayı amaçlayan doku dostu bir cerrahi yöntemdir. Bu teknik, özellikle hızlı iyileşme ve düşük komplikasyon oranı nedeniyle günümüzde altın standart olarak kabul edilmektedir.
Bu ameliyatta, omurgayı çevreleyen kaslar zarar görmez. Bunun yerine kas grupları arasındaki doğal yağlı planlar ve anatomik boşluklar, vücudun kendi yapısı kullanılarak birer koridor gibi değerlendirilir.
Genellikle ortalama 1 cm’lik küçük bir cilt insizyonu yapılır. Mini ekartör yardımıyla kas ve kemik boşluğu kullanılarak fıtık bölgesine ulaşılır. Yüksek çözünürlüklü mikroskop altında cerrahi gerçekleştirilir.
Günümüzde özellikle yaşla birlikte ortaya çıkan sarkopeni (kas kütlesi ve gücü kaybı) göz önüne alındığında, kas bütünlüğünü koruyan bu yaklaşım ameliyat sonrası konfor sağlar.
Kaslara minimum travma uygulanması sayesinde hastalar ameliyat sonrası dönemde çok daha az ağrı hisseder, daha hızlı ayağa kalkar ve çoğu zaman hastalar aynı gün taburcu olabilir.

Anatomik Planlara Sadık Kalmak Ne Demektir?
Anatomik planlara sadık kalmak, cerrahinin vücudun doğal yapısına saygı gösterilerek, gereksiz doku hasarı oluşturmadan uygulanması anlamına gelir. Mikrodiskektomi tekniğinde bu yaklaşımın temelini, omurga çevresinde bulunan doğal anatomik boşlukların kullanılması oluşturur.
Omurgayı saran paraspinal kaslar arasında, orta hatta ve kas grupları arasında yer alan doğal kas–kemik aralıkları, yağlı planlar ve bağ dokusu boşlukları, cerrahiye güvenli geçiş alanları sağlar. Bu anatomik boşluklar, kas liflerinin bulunmadığı ya da çok seyrek olduğu doğal koridorlar niteliğindedir. Cerrah bu koridorları kullanarak ilerlediğinde kas liflerini kesmeye veya kemikten ayırmaya gerek kalmaz.
Bu sayede:
Kas doku hasarı minimuma iner,
Kasların sinir ve kan dolaşımı korunur,
Ameliyat sonrası ağrı ve spazm belirgin şekilde azalır,
İyileşme süreci hızlanır ve erken mobilizasyon sağlanır.
Anatomik planlara sadık kalınarak yapılan bu kas koruyucu yaklaşım, özellikle sarkopeni riski taşıyan ileri yaş hastalarda, ameliyat sonrası kas kaybının önlenmesi ve uzun dönem omurga stabilitesinin korunması açısından büyük önem taşır. Bu yöntem sayesinde hastalar daha güvenli, daha konforlu ve daha hızlı bir iyileşme süreci yaşar.

Fiziksel Avantajlar
Psikolojik Avantajlar
Ekonomik Avantajlar
Kimler Kapalı Bel Fıtığı İçin Uygun?
Bel Fıtığı Operasyonu Riskli Mi?
Günümüzde mikroskop ve endoskop teknolojisinin gelişmesi sayesinde kapalı bel fıtığı ameliyatlarının riski oldukça azalmıştır. Küçük bir kesi ile gerçekleştirildiğinden:
✅ Enfeksiyon riski düşüktür.
✅ Sinir dokusuna zarar verme ihtimali minimumdur.
✅ Kas dokusuna daha az etki ettiği için ameliyat sonrası ağrı süresi kısadır.
Ancak, her cerrahi girişimde olduğu gibi deneyimli bir cerrah tarafından yapılması büyük önem taşımaktadır.
Ameliyat sonrası süreç, çoğu hasta için oldukça konforludur.
İlk 24 Saat
İlk Hafta
1-3 Ay Arası
Bel fıtığı ameliyatı fiyatı, SGK kapsamında olan hastalarda Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) fiyatları üzerinden belirlenerek uygun şekilde ücretlendirilir. SGK anlaşmalı özel hastanelerde, kurumun karşıladığı tutara ek olarak hastanenin politikaları doğrultusunda fark ücreti yansıtılabilir. Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) bulunan hastalar bu fark ücretlerini sigortaları sayesinde ödemeden hizmet alabilirken, Özel Sağlık Sigortası (ÖSS) sahipleri de poliçelerinin kapsamına göre fark ücreti ödemeden ameliyattan faydalanabilir. Böylece bel fıtığı ameliyatı fiyatı, SGK, TSS ve ÖSS desteği ile hastalara şeffaf, ulaşılabilir ve avantajlı bir şekilde sunulmaktadır.
Bel fıtığı ameliyatı genelde güvenlidir, ancak her cerrahi işlemde olduğu gibi bazı riskler taşır.
Ameliyatı sonrası iyileşme süreci, genellikle birkaç hafta içinde tamamlanır.
Ameliyat sonrası hafif bel ağrısı bir süre devam edebilir, bu durum genellikle zamanla ve fizik tedaviyle azalır.
Bel fıtığı ameliyatı, sinir basısına bağlı şiddetli ağrı, uyuşma ve kuvvet kaybı yaşayan hastalarda ağrının giderilmesini ve günlük yaşama sağlıklı dönüşü amaçlayan cerrahi bir tedavidir.
Bel fıtığı ameliyatının ne kadar sürdüğü, fıtığın seviyesi, hastanın durumu ve uygulanan cerrahi tekniğe bağlı olarak değişkenlik gösterir.
Bel fıtığı ameliyatı sonrası iyileşme süresi, uygulanan cerrahi yöntem, hastanın yaşı ve ameliyat sonrası önerilere uyumuna bağlı olarak kişiden kişiye değişir.
Bel fıtığı ameliyatı her hastada şart değildir; ancak uzun süre geçmeyen şiddetli ağrı, kuvvet kaybı veya sinir hasarı gelişen durumlarda gerekli olabilir.
Boyun fıtığı ameliyatı, riskleri düşük olan ve sinir basısına bağlı ağrıları etkili şekilde azaltan güvenli bir cerrahi işlemdir.
Bel ağrısına bel fıtığı, ani, ters harekete bağlı kas zorlanmaları, duruş bozuklukları, omurga dejenerasyonu ve uzun süre hareketsiz kalma sebep olmaktadır.

Bel Kayması Ameliyatı Riskleri Nelerdir?
Bel kayması ameliyatı riskleri arasında enfeksiyon, kanama, sinir hasarı ve nadiren vidalara bağlı sorunlar yer almaktadır.
Bel kayması ameliyatı, omurgadaki kaymanın ilerlediği ve ağrı ile sinir basısının günlük yaşamı etkilediği durumlarda omurga stabilitesini sağlayarak hastanın yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan etkili bir cerrahi tedavidir.
Bel kayması ameliyatı iyileşme süresi, uygulanan cerrahi teknik, hastanın yaşı ve ameliyat sürecine uyumuna bağlı olarak değişir.
