
2 min
BLOG
Op. Dr. Caner Sarıkaya
Sırt ağrısı birçok kişiyi etkileyen yaygın bir semptomdur. Ancak bazı durumlarda ciddi hastalıkların habercisi olabilir. Eğer sırt ağrısı uzun süredir devam ediyorsa, istirahatle geçmiyorsa, gece uykudan uyandırıyorsa veya kilo kaybı, ateş, idrar kaçırma, bacaklarda güçsüzlük gibi belirtiler eşlik ediyorsa, altta yatan ciddi bir hastalık olabilir. Özellikle beyin ve omurilik tümörleri, omurgayı etkileyen dejeneratif hastalıklar ve enfeksiyonlar sırt ağrısına neden olabilir.
Sırt ağrısının kaynağına göre tehlike derecesi değişebilir. Eğer ağrı:
Sırt ağrısı sadece kas-iskelet sistemi sorunlarından kaynaklanmaz, bazı iç hastalıklar da bu ağrıya sebep olabilir:
Sırt ağrısı birçok farklı hastalığın habercisi olabilir. Omurga fıtıkları (bel ve sırt fıtığı), omurilik tümörleri, osteoporoz, kifoz, skolyoz, kanal darlığı ve iltihabi hastalıklar sırt ağrısına yol açabilir. Ayrıca, akciğer ve kalp hastalıkları da sırtta yansıyan ağrı yapabilir. Özellikle gece terlemeleri, kilo kaybı, halsizlik gibi belirtilerle birlikteyse, mutlaka doktora başvurulmalıdır.
Uzun süren sırt ağrıları, postür bozukluklarından omurga hastalıklarına kadar birçok sebepten kaynaklanabilir. Özellikle kifoz (kamburluk) ve osteoporoz gibi hastalıklar yaşla birlikte sırt ağrısını artırabilir. Omurgadaki dejeneratif hastalıklar, fıtıklar, tümörler ve iltihaplanmalar da sırt ağrısının uzun sürmesine neden olabilir. Sürekli devam eden ve ilerleyen sırt ağrısı, altta yatan ciddi bir hastalığın işareti olabilir ve mutlaka bir sağlık profesyoneli tarafından değerlendirilmelidir.
Sırt ağrısı çoğu zaman duruş bozukluğu veya yorgunluk kaynaklı olsa da, bazen vücudumuzun gönderdiği ciddi bir imdat çağrısı olabilir. Hangi durumlarda "bekleyelim geçer" demek yerine bir uzmana başvurmanız gerektiğini bilmek hayati önem taşır.
İşte dikkat etmeniz gereken kritik belirtiler:
Eğer sırt ağrınıza aşağıdaki belirtilerden biri eşlik ediyorsa, bu durum acil bir tıbbi müdahale gerektirebilir:
Ani ve Şiddetli Başlangıç: Hiçbir zorlanma olmadan aniden başlayan, bıçak saplanır gibi şiddetli ağrılar.
Gece Ağrısı: İstirahat halindeyken geçmeyen, aksine gece uykudan uyandıracak kadar şiddetlenen ağrılar (Enfeksiyon veya tümör belirtisi olabilir).
Kilo Kaybı ve Ateş: Bilinçsiz kilo kaybı, yüksek ateş ve titreme ile birlikte görülen sırt ağrısı vücuttaki bir enfeksiyonun veya sistemik bir hastalığın habercisi olabilir.
Nörolojik Kayıplar: Bacaklarda uyuşma, karıncalanma, güç kaybı veya idrar/gaita kontrolünde zorluk (Bu durum sinir sıkışması veya Kauda Ekina Sendromu gibi ciddi bir tabloyu işaret edebilir).
Dar kanal, omurga içinde omurilik ve sinirlerin geçtiği kanalın daralması sonucu sinir dokusunun basıya uğrayarak ağrı, uyuşma ve yürüme güçlüğü gibi şikayetlere yol açan bir omurga hastalığıdır.
Bel fıtığı, bel omurları arasındaki disklerin taşarak sinir köklerine baskı yapması sonucu bel ve bacaklarda ağrı, uyuşma, güçsüzlük gibi belirtilerle kendini gösterebilir.
Omurga kırığı, travma veya kemik erimesi gibi nedenlerle omurların yapısının bozulup çatlaması veya çökmesi sonucu omurilik ve sinirler için risk oluşturabilen ciddi bir iskelet sistemi yaralanmasıdır.
Bel fıtığı ameliyatı, omurgadaki fıtıklaşmış diskin sinirlere yaptığı baskıyı kaldırarak ağrı ve hareket kaybını gidermeyi amaçlayan, günümüzde genellikle mikroskobik yöntemlerle yapılan cerrahi bir işlemdir.
Boyun fıtığı ameliyatı, omurilik ve sinir köklerine baskı yapan disk materyalinin cerrahi yöntemlerle tahliye edilerek şiddetli ağrı, uyuşma ve güç kaybının ortadan kaldırılmasını sağlayan etkili bir tedavi yöntemidir.
Boyun fıtığı ameliyatı hastalarının en büyük korkusu olan felç kalma riski, deneyimli ellerde ve mikrocerrahi teknikleriyle %1’in altındadır. Hatta bazı istatistiklerde bu oran binde birlerle ifade edilir.
Omurga kırığı iyileşme süresi; kırığın tipine ve uygulanan tedaviye bağlı olarak değişir.
Kifoplasti, genellikle kemik erimesi (osteoporoz) veya travma kaynaklı omurga çökme kırıklarını tedavi etmek, ağrıyı dindirmek ve omurga yüksekliğini geri kazandırmak için uygulanan minimal invaziv (kapalı) bir cerrahi yöntemdir.
Hidrosefali, beyin omurilik sıvısının beyin karıncıklarında aşırı birikmesi sonucu kafa içi basıncın artmasına yol açan ve zamanında tedavi edilmediğinde kalıcı hasarlara sebep olabilen ciddi bir tıbbi durumdur.
