HABERLER Web Sitemiz Yayında!

Bel ve Omurga MR Raporlarında Sık Karşılaşılan Bulgular

DETAYLAR

SÜRE

2 min

KATEGORİ

BLOG

YAZAR

Op. Dr. Caner Sarıkaya

Bel ve omurga MR raporlarında sık karşılaşılan bulgular—bulging, protrüzyon, ekstrüzyon, Modic değişiklikleri, Schmorl nodülleri, hemanjiom ve kompresyon kırıkları—hastalar tarafından çoğu zaman endişe verici görünse de, her birinin anlamı, ciddiyeti ve tedavi yaklaşımı farklıdır. Bu kapsamlı rehber, MR raporlarınızdaki terimleri sade ve anlaşılır bir dille açıklayarak hangi bulgunun ne anlama geldiğini, hangi durumun tehlikeli olup olmadığını ve nasıl tedavi edildiğini anlamanıza yardımcı olur.

 

Disk Problemleri: Bulging, Protrüzyon, Ekstrüzyon Ne Demek?

Bulging Nedir?

MR raporlarında en sık geçen ifadedir.
Bulging, diskin hafifçe bombeleşmesi, yani erken dönem fıtıklaşma demektir.

  • Bulging tehlikeli mi?
  • Bulging fıtık mı?

Bulging genellikle hafiftir ve çoğu zaman ameliyat gerektirmez. Ancak kanal veya sinir daraltıyorsa şikâyet oluşturabilir.

Protrüzyon Nedir?

Diskin dışa doğru daha belirgin çıkıntı yapmasıdır.
Bulging’den daha ileri, ekstrüzyondan daha hafif bir tablodur.

  • Protrüzyon iyileşir mi?
  • Protrüzyon tedavisi ne?

Çoğu protrüzyon fizik tedavi, egzersiz ve yaşam tarzı düzenlemeleri ile kontrol altına alınabilir.

Ekstrüzyon / Ekstrüde Herniasyon Nedir?

Disk materyalinin anulus yırtığı ile dışarı taşmasıdır.
Gerçek fıtıktır.

  • Ekstrüde herniasyon ameliyatlık mı?

Sinir köküne bası + güç kaybı varsa cerrahi seçenek gündeme gelebilir

Nöral Foramen ve Reses Daralması Ne Demek?

MR raporlarınızda sık görülen ifadeler:

  • “Nöral forameni inferiordan daraltan…”
  • “Reses düzeyinde bası…”

Sinirin geçtiği kanal daralmıştır. Bu durum:

  • Bacakta elektriklenme,
  • Uyuşma,
  • Siyatik ağrısı,
  • Kuvvet kaybı
Modic Değişiklikleri Nedir? (Tip 1 – Tip 2 – Tip 3 )

Modic değişiklikleri, omurların diskle temas ettiği uç plaklarda görülen kemik iliği sinyal değişiklikleridir.
Bu değişiklikler omurgadaki dejeneratif sürecin hangi aşamada olduğunu gösterir ve MR raporlarında sıkça karşımıza çıkar.
Modic değişiklikleri üç temel tipte incelenir: Tip 1, Tip 2 ve Tip 3.

Modic Tip 1 – İltihap Benzeri, Ağrılı Dönem

Modic Tip 1, dejeneratif sürecin aktif ve inflamatuar dönemini temsil eder.
Bu evrede uç plaklarda ödem vardır ve bu nedenle Tip 1 değişiklikleri bel ağrısı ile en güçlü ilişkiye sahip olan formdur.

MR görüntüleme özellikleri:

  • T1 sekansında hipointens (koyu)
  • T2 sekansında hiperintens (parlak)

Anlamı:

  • Uç plak bölgesinde ödem ve inflamasyon vardır.
  • Disk dejenerasyonu aktif hâle gelmiştir.
  • Hareketle artan, derin ve lokalize bel ağrısı görülür.

Tedavi yaklaşımı:

  • Anti-inflamatuvar tedaviler
  • Fizik tedavi uygulamaları
  • Core kaslarını güçlendirme egzersizleri
  • Kısa süreli korse kullanımı
  • Yük azaltıcı yaşam düzenlemeleri

Modic Tip 1 zamanla Tip 2’ye dönüşebilir.

Modic Tip 2 – Kronik Yağlanma, İlerlemis Dejenerasyon

Modic Tip 2, inflamatuar dönemin geride kaldığı ve kemik iliği dokusunda yağlanmanın arttığı kronik evredir.
Bu tip, süreçte stabil hale gelmiş dejenerasyonu gösterir.

MR görüntüleme özellikleri:

  • T1 sekansında hiperintens (parlak)
  • T2 sekansında hiperintens (parlak)

Anlamı:

  • Uç plaklarda yağlanma (lipomatöz dönüşüm) gelişmiştir.
  • Disk yüksekliği genellikle azalmıştır.
  • Bel ağrısı mekanik karakterde olabilir; uzun süre oturma veya ayakta kalma ile artabilir.

Tedavi yaklaşımı:

  • Düzenli  kas güçlendirme programları
  • Fizik tedavi ve mobilizasyon
  • Postür eğitimi
  • Gerektiğinde enjeksiyon tedavileri (facet, epidural vb.)
  • Kilo kontrolü

Modic Tip 2 genellikle kalıcı ve stabil bir bulgudur.

Modic Tip 3 – Sklerotik Dönem, İleri Dejenerasyon

Modic Tip 3, dejeneratif sürecin en ileri aşamasıdır.
Bu tipte kemik iliği dokusu sertleşmiş (sklerotik) yapı kazanmıştır.

MR görüntüleme özellikleri:

  • T1 sekansında hipointens (koyu)
  • T2 sekansında hipointens (koyu)

Anlamı:

  • Yağlanma aşaması geride kalmıştır.
  • Kemik dokusunda sertleşme ve yoğunluk artışı vardır.
  • Disk yapısı büyük ölçüde bozulmuştur ve segment hareketi kısıtlanmıştır.

Hastada görülebilecek belirtiler:

  • Mekanik karakterde bel ağrısı
  • Esneklik kısıtlılığı
  • Hareket sonrası artan ağrı

Tedavi yaklaşımı:

  • Hareket açıklığını artırmaya yönelik fizik tedavi
  • Kas güçlendirme egzersizleri
  • Germe ve mobilizasyon programları
  • Çok ileri durumlarda cerrahi seçenekler değerlendirilebilir (nadiren)

Modic Tip 3 geri dönüşü olmayan bir evredir; tedavi daha çok ağrı ve fonksiyon yönetimine yöneliktir.

Modic Tipleri Arasındaki Fark

Modic Tip 1, iltihap benzeri ödemli ve ağrılı dönemi gösterir.
Modic Tip 2, kronik yağlanma ve ilerlemiş dejenerasyonu yansıtır.
Modic Tip 3 ise kemik sertleşmesiyle karakterize, ileri dejenerasyon bulgusudur.

Schmorl Nodülü & Hemanjiyon Nedir?

MR Raporlarında Sık Görülen ve Genelde Zararsız Bir Bulgudur

Schmorl nodülü, omurga disk dokusunun üzerine komşu olan omur (vertebra) kemik yapısının içine doğru çökmesi ile oluşan küçük çukurlaşmadır.
MR raporlarında sıkça görülür ve çoğu zaman tesadüfen saptanan, zararsız bir bulgudur.

Kısaca:
Disk → Vertebra içine girer → Küçük bir çöküntü oluşur.

Schmorl Nodülü Neden Oluşur?

Schmorl nodüllerinin oluşum nedenleri tam olarak kesin değildir, ancak en sık görülen mekanizmalar:

1. Dejeneratif süreç (yaşlanma)

Disk dokusu zamanla elastikiyetini yitirir → vertebra son plaklarını zorlar → çökme olur.

2. Travma

Düşme, ağır kaldırma veya omurgaya ani yük binmesi son plakta kırılma oluşturabilir.

3. Genetik yatkınlık

Aile bireylerinde sıklıkla görülmesi genetik bir zemin olabileceğini düşündürür.

4. Osteoporoz

Kemik zayıfladığında disk dokusu daha kolay içeri çökebilir.

5. Scheuermann hastalığı

Ergenlik döneminde görülen omurga gelişim bozukluğu Schmorl nodülleriyle ilişkilidir.

Schmorl Nodülü MR’da Nasıl Görünür?

MR raporlarında genellikle şu ifadeler kullanılır:

  • “Üst/alt son plakta Schmorl nodülü”
  • “İnferior endplatete çökme”
  • “Endplate indentasyonu”

T1 ve T2 sinyalleri genellikle kronik görünümde olur.
Eğer nodül yeni oluşmuş ve inflamasyon varsa, STIR veya T2’de çevresinde ödem görülebilir → bu durumda ağrıya neden olabilir.

Schmorl Nodülü Belirti Verir mi?

Genellikle Hayır.

Schmorl nodüllerinin büyük çoğunluğu hiçbir belirti vermez
ve tamamen tesadüfi olarak MR’da görülür.

Ancak bazı durumlarda ağrı yapabilir:

  • Nodül yeni oluşmuşsa
  • Çevresinde kemik iliği ödemi (STIR hiperintens) varsa
  • Omurgaya ani yük sonrası gelişmişse
  • Büyük boyutlu ise
  • Çoklu nodül varsa

Bu tip durumlarda bel veya sırt ağrısı oluşabilir.

Schmorl Nodülü Tehlikeli midir?

Çoğu zaman tehlikeli değildir.

Schmorl nodülü:

  • Kanser değildir
  • Tümör değildir
  • Enfeksiyon değildir
  • Fıtık değildir

Hekim dilinde bu bulgu “masum” olarak değerlendirilir.

Ancak eşlik eden ağır dejenerasyon veya çoklu nodül varlığında omurga yüklenmesi etkilenebilir.

Schmorl Nodülü Fıtık ile Aynı Şey midir?

Hayır. Bu ikisi farklı yapılardır.

Schmorl nodülü çoğu kez radiküler ağrı (siyatik) oluşturmaz.

Schmorl Nodülü Tedavi Gerektirir mi?

Genellikle tedavi gerekmez.

Çoğu nodül kroniktir ve herhangi bir şikâyet oluşturmaz.

Tedavi sadece şu durumlarda düşünülür:

  • Ağrı varsa
  • MR’da kemik iliği ödemi görülüyorsa
  • Travma sonrası yeni gelişmişse

Uygulanabilecek tedaviler:

  • İstirahat
  • Anti-inflamatuvar ilaçlar
  • Korse (akut dönemde)
  • Fizik tedavi
  • Kas güçlendirme egzersizleri

Nodülün kendisi nadiren tedavi edilir; esas amaç ağrıyı ve inflamasyonu azaltmaktır.

Schmorl Nodülü Osteoporozla İlişkili midir?

Evet. Kemik zayıfladıkça (osteoporoz):

  • Disk dokusu daha kolay çöker
  • Schmorl nodülü daha sık görülür

Bu nedenle özellikle:

  • 50 yaş üstü kadınlar
  • Osteoporoz tanısı olanlar
  • Uzun süre kortizon kullananlar

daha yüksek risk altındadır.

Schmorl Nodülü Geçer mi?

Mevcut nodül geri dönmez, yani kemik içine çöken disk tekrar dışarı çıkmaz.
Ancak zaman içinde:

  • Enflamasyon azalır
  • Ağrı kaybolur
  • Nodül kronik hale gelir

Hastaların büyük çoğunluğu birkaç hafta–ay içinde tamamen normale döner.

Schmorl nodülü, disk dokusunun komşu omurun içine çökmesiyle oluşan, MR’da sık görülen ve çoğu zaman zararsız olan bir bulgudur. Genellikle belirti vermez; yalnızca yeni oluşmuş ve ödemli nodüller ağrıya neden olabilir.

Hemanjiom Nedir?

MR Raporlarında Sık Görülen İyi Huylu Damar Yapıları

Hemanjiom, omurga kemikleri içinde yer alan, küçük damar yumaklarından oluşan iyi huylu (benign) bir lezyondur.
MR raporlarında çok sık görülür ve çoğu zaman tamamen tesadüfi olarak fark edilir.

En sık görüldüğü yer:
Lomber ve torakal (bel–sırt) omurlar

Bu yapı, kemik içinde “bal peteği” tarzında bir görüntü oluşturabilir ve genellikle hiçbir belirti vermeden ömür boyu stabil kalır.

 

Hemanjiom Tehlikeli mi?

%99 oranında tehlikeli değildir.

Hemanjiomlar:

  • Büyümez,
  • Kemik yapısını bozmaz,
  • Sinirlere bası yapmaz,
  • Kansere dönüşmez.

Yani çoğu kişi hayatı boyunca hemanjiomu olduğunu bile bilmez.

 

Hemanjiom Kanser mi?

Kesinlikle hayır.

Hemanjiom kanser değildir, kansere dönüşmez ve vücudun başka yerine yayılmaz.

Kanserle hiçbir ilişkisi yoktur.

 

Hekim diliyle:
Benign vasküler lezyondur.
Malignite potansiyeli yoktur.

 

Hemanjiom MR’da Nasıl Görünür?

MR raporunda şu ifadeler yer alabilir:

  • “Vertebra korpusunda hemangiom”
  • “T1 ve T2 hiperintens lezyon”
  • “İntrakorporeal hemangiom”
  • “Tipik hemangiom sinyal özellikleri”

Tipik MR bulguları:

  • T1’de parlak (hiperintens)
  • T2’de parlak (hiperintens)
  • “Bal peteği” veya “dikey çizgilenme” görünümü

Bu sinyal özellikleri hekimlere bu yapının tamamen iyi huylu olduğunu gösterir.

 

Hemanjiom Belirti Verir mi?

Genellikle hayır.

%95’ten fazlası tamamen asemptomatiktir.
Ancak çok nadir durumlarda:

  • Çok büyük hemanjiomlar
  • Omur gövdesinin büyük kısmını kaplayan hemanjiomlar

ağrıya veya kemik zayıflığına neden olabilir.

Bu durumda:

  • Kırık riski artabilir
  • Nadir olarak epidural alana doğru uzanıp sinir basısı yapabilir

Bu tip hemanjiomlara agresif hemangiom denir ve oldukça nadirdir.

 

Hemanjiom Tedavi Gerektirir mi?

Genel kural: Tedavi gerekmez.

Ancak aşağıdaki durumlarda tedavi düşünülebilir:

  1. Çok büyük ve kemik bütünlüğünü bozan hemanjiom
  2. Ağrı yapan hemanjiom
  3. Sinir basısı oluşturan hemanjiom
  4. Epidural alana uzanım (nadir)

Bu durumlarda olası tedaviler:

  • Radyoterapi
  • Vertebroplasti / kifoplasti
  • Cerrahi dekompresyon (çok nadir)

Çoğu hastada hiçbir tedavi yapılmaz; yalnızca takip önerilir.

 

Hemanjiom ile Metastaz Nasıl Ayırt Edilir?

  • Hemanjiom:
    • T1 hiperintens
    • T2 hiperintens
    • Homojen görünüm
    • Kemik iliği ödemi yok
  • Metastaz:
    • T1 hipointens
    • T2 değişken
    • Heterojen yapı
    • Sıklıkla ödem + patolojik kırık

Bu nedenle tipik sinyal özellikleri ile hemanjiom metastazla karıştırılmaz.

 

Schmorl Nodülü, Modic, Fıtık ile İlişkisi Var mı?

Hemanjiom:

  • Disk hastalığına yol açmaz
  • Modic değişiklikleri ile ilişkili değildir
  • Fıtık riskini artırmaz

Omur içinde bağımsız bir yapıdır.Omurga hemanjiomu, omur kemikleri içinde görülen, %99 oranında hiçbir belirti vermeyen ve tedavi gerektirmeyen iyi huylu damar yumaklarıdır. Kanser değildir ve kansere dönüşmez. Genellikle MR’da tesadüfen saptanır ve çoğu kişide ömür boyu sessiz kalır.

Kompresyon Kırığı (Omur Çökmesi) Nedir? MR’da Nasıl Anlaşılır?

Kompresyon kırığı, omur gövdesinin çökmesiyle oluşan bir kırık tipidir.
Genellikle osteoporoz, travma veya kemik zayıflığına neden olan hastalıklar sonrası gelişir.

MR raporlarında şu şekilde tanımlanır:

  • T1 hipointens (koyu görünür)
  • T2/STIR hiperintens (parlak görünür)

Bu iki bulgu birlikte görüldüğünde “akut (yeni) kompresyon kırığı” olarak yorumlanır.

 

MR’da Akut Kırık Görünümü Ne Anlama Gelir?

MR bulgusu:
T2 hiperintens + T1 hipointens → kırık bölgesinde kemik iliği ödemi vardır → kırık yenidir.

Bu bilgi şu açıdan önemlidir:

  • Tedavinin zamanlaması
  • Korse kullanma süresi
  • Aktivite kısıtlaması
  • Kırığın ilerleyip ilerlemediğinin takibi
  • Yasal raporlama/ travma kayıtları

Kompresyon Kırığı Neden Olur?

1. Osteoporoz (en sık neden)

Zayıflamış kemik kolay çöker.
Hafif travmalar bile kırığa neden olabilir.

2. Travma

Düşme, trafik kazası, spor yaralanmaları.

3. Tümör / Metastaz

Kemik dokusunu zayıflatabilir. (MR’da farklı özellikler gösterir.)

4. Spondilodiskit (Enfeksiyon)

Enfekte omur yumuşar → kırık riski artar.

 

Kompresyon Kırığı Belirtileri

  • Ani başlayan şiddetli bel veya sırt ağrısı
  • Ayakta durmakla artan ağrı
  • Öne eğilmede güçlük
  • Merdiven çıkarken bıçak saplanması hissi
  • Yan taraflara dönerken ağrı
  • Çoklu kırıklarda kamburluk (kifoz) oluşabilir

Sinir basısı varsa:

  • Bacaklarda uyuşma
  • Zayıflık
  • Yürüme zorlanması

Kompresyon Kırığı: Korse Yeter mi?

Korse, kompresyon kırığı tedavisinde en çok kullanılan destek yöntemidir.
Ancak tek başına her zaman yeterli değildir.

 

Korse Ne İşe Yarar?

  • Omurgayı sabitler
  • Ağrıyı azaltır
  • Kırığın ilerlemesini engeller
  • Iyileşme için uygun pozisyonu sağlar

Hangi Kırıklarda Korse Yeterlidir?

  • Hafif çökmüş kırıklar
  • Sinir basısı yoksa
  • Omurga istikrarlıysa (instabil değilse)
  • MR’da kırığın akut olduğu görülüyor fakat parçalanma (burst) yoksa

Korse Yetersiz Olabilir Eğer:

  • Ağrı ilaç + korse ile geçmiyorsa
  • Kırık ilerleme gösteriyorsa
  • Çoklu kırık varsa
  • Nörolojik bulgular ortaya çıkıyorsa
  • Omurgada belirgin instabilite gelişmişse

Bu durumlarda ek tedavi veya cerrahi gerekebilir.

 

Kırık MR’da Kaç Ayda İyileşir?

Genel iyileşme süreci:

🟢 0–6 Hafta :

  • Ağrı en yüksek düzeydedir.
  • Korse kullanımı çok önemlidir.
  • MR’da ödem belirgindir.

🟡 6–12 Hafta :

  • Kırık kaynamaya başlar.
  • Ağrı belirgin şekilde azalır.
  • MR’da hiperintens alanlar azalmaya başlar.

🔵 3–6 Ay :

  • Kırık büyük oranda iyileşir.
  • Hastaların çoğu günlük hayata döner.
  • MR’da akut ödem kaybolur, kronik görünüm oluşur.

🔴 6. Aydan Sonra :

  • Tam stabilizasyon olur.
  • Kırık seviyesinde kalıcı bir çökme deformitesi görülebilir.

Önemli Not:
Kemik zayıflığı devam ediyorsa yeni kırık riski vardır. Osteoporoz tedavisi şarttır.

 

Kompresyon Kırığı Nasıl Tedavi Edilir?

1. Konservatif (Ameliyatsız) Tedavi

Genellikle ilk tercih budur.

  • Korse
  • Analjezik ve antiinflamatuar ilaçlar
  • Kalsiyum + D vitamini
  • Osteoporoz tedavisi (bisfosfonatlar, denosumab vb.)
  • Fizik tedavi
  • Kas güçlendirme egzersizleri
  • Yatak istirahati (kısa süreli)

2. Girişimsel Tedaviler

Korse ve ilaç yeterli değilse:

Vertebroplasti

Kırık omura kemik çimentosu enjekte edilir.
Ağrıyı hızla azaltır.

Kifoplasti

Balonla çökmüş omur yükseltilir → cement ile stabilize edilir.

 

3. Cerrahi Tedavi

Nadir durumlarda gerekir:

  • İnstabil kırık
  • Omurilik veya sinir basısı
  • Burst fracture (patlayıcı kırık)
  • Kamburluk gelişimi
  • Diğer tedavilere yanıt alınamaması

Hangi Kompresyon Kırıkları Tehlikelidir?

Aşağıdaki durumlarda kırık daha ciddidir:

  • %50’den fazla çökme
  • Omurilik kanalına doğru kemik hareketi
  • Burst fracture bulgusu
  • Çok seviyeli kırık
  • Geriye doğru omur parçası migrasyonu
  • Nörolojik defisit (güç kaybı, uyuşma)

Bu kırıklar daha yakın takip ve bazen cerrahi gerektirir.

 

 Kompresyon Kırığı Genellikle İyileşir ama Takip Şarttır

  • Çoğu kompresyon kırığı konservatif tedaviyle iyileşir.
  • MR’da akut kırığın net sinyal bulguları vardır.
  • Korse çok yardımcıdır, fakat her zaman tek başına yeterli olmayabilir.
  • İyileşme süresi ortalama 3–6 ay arasındadır.
  • Dirençli ağrı, nörolojik kayıp veya instabilite varsa mutlaka tedavi gerekir.
  • Osteoporoz tedavi edilmezse yeni kırıklar gelişebilir.

Bel fıtığı ameliyatı, mikroskop eşliğinde gerçekleştirilen ve yalnızca birkaç milimetrelik bir kesiye ihtiyaç duyan modern bir cerrahi yöntemdir. Bu teknik sayesinde fıtıklaşmış disk dokusu son derece hassas bir şekilde çıkarılır; hasta çoğu zaman aynı gün mobilize olabilir ve kısa sürede normal yaşamına geri döner.

Devamını Oku…

Boyun fıtığı ameliyatı, 2 cmlik bir kesi üzerinden uygulanan ve fıtıklaşmış disk materyalinin çıkarılmasıyla sinir baskısının giderildiği modern bir cerrahi tekniktir. Bu yöntem, hastada daha az ağrıya neden olur, iyileşme sürecini belirgin şekilde kısaltır ve günlük yaşama dönüşü çok daha hızlı hale getirir.

Devamını Oku…

Bel fıtığı, bel omurları arasındaki disklerin sıkışması veya yer değiştirmesi sonucu ortaya çıkan, sıklıkla bacaklara yayılan şiddetli ağrıya yol açan bir omurga rahatsızlığıdır.

Devamını Oku…

Dar kanal ameliyatı, omurilik ya da sinir köklerine baskı oluşturan omurga içi darlıkların cerrahi olarak genişletilmesiyle ağrı, uyuşma ve yürüme güçlüğü gibi yakınmaların giderilmesini amaçlayan etkili bir tedavi yöntemidir.

Devamını Oku…

Boyun Fıtığı ve Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Boyun fıtığı, omurlar arasındaki disklerin yer değiştirmesiyle sinirlere baskı oluşması sonucunda boyun, omuz ve kollara yayılan ağrıya neden olan yaygın bir omurga rahatsızlığıdır.

Devamını Oku…

Bel fıtığı ameliyatı sonrasında iyileşmenin hızlı ve sorunsuz ilerlemesi için hastaların doğru pozisyonlarda dinlenmesi, ağır yüklerden uzak durması ve hekim tarafından verilen tüm önerilere eksiksiz şekilde uyması büyük önem taşır.

Devamını Oku…

Beyin ameliyatı; tümörler, damar tıkanıklıkları veya beyin kanamaları gibi ciddi sorunların tedavisinde kullanılan, beynin son derece hassas yapısını koruyarak gerçekleştirilen ve ileri teknoloji ile üst düzey titizlik gerektiren bir cerrahi süreçtir.

Devamını Oku…

Bel kayması ameliyatı, omurlar arasındaki anormal hareketi düzeltmek ve sinir üzerindeki baskıyı ortadan kaldırmak için gerçekleştirilen bir cerrahi tedavi yöntemidir.

Devamını Oku…

Travma ya da osteoporoz kaynaklı omurga kırıklarında, omurilikte hasar gelişmemesi için doğru teşhis ve zamanında tedavi büyük önem taşır.

Devamını Oku…

Minimal invaziv tekniklerle gerçekleştirilen vidasız omurga kanal darlığı ameliyatı, çevre dokulara en az zarar verilmesi sayesinde hastaların kısa sürede günlük yaşamlarına dönebilmesine olanak tanır.

Devamını Oku…

Boyun fıtığı ameliyatı, sinirler üzerindeki baskıyı kaldırmayı hedefleyen etkili bir cerrahi tedavi seçeneğidir. Günümüzde uygulanan minimal invaziv yöntemler sayesinde hastaların iyileşme süreci belirgin şekilde kısalmaktadır.

Devamını Oku…

Beyin tümörü ameliyatı esnasında kullanılan kraniotomi tekniği, kafatasında küçük bir pencere açılarak tümöre güvenli şekilde ulaşılmasını sağlar. Bu yöntem sayesinde tümör çıkarılabilir.

Devamını Oku…

Beyin tümörü, beyindeki kötü huylu hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla oluşan ve tedavi edilmediğinde yaşam kalitesini ciddi biçimde bozabilen bir hastalıktır.

Devamını Oku…

vertebroplasti ameliyatı

Vertebroplasti ameliyatı, omurga kırıklarında kırık bölgesine özel tıbbi çimento enjekte edilerek ağrının azaltılmasını ve hastanın kısa sürede iyileşmesini sağlayan modern bir tedavi yöntemidir.

Devamını Oku…

Karpal tünel sendromu, klavye kullanımı, uzun süre bilgisayar başında çalışma ya da gitar çalma gibi aktiviteler nedeniyle ortaya çıkabilen, el ve parmaklarda uyuşma ve ağrıya neden olan yaygın bir sinir sıkışması sorunudur.

Devamını Oku…

Bize Ulaşın
MR görüntünüz mevcutsa ve cerrahi öneri aldıysanız,
bilgilendirme kapsamında ikinci görüş alabilirsiniz.