
5 min
BLOG
Op. Dr. Caner Sarıkaya
Beyin omurilik sıvısının (BOS) ventriküllerde birikmesiyle ortaya çıkan hidrosefali, nöroşirürjinin en sık karşılaşılan tablolarından biridir. Yüzyıllar boyunca şant cerrahisi bu durumun temel tedavisi olarak kabul edilmiş; ancak son yıllarda endoskopik üçüncü ventrikülostomi (ETV), pek çok hasta grubunda şanta güçlü ve kalıcı bir alternatif olarak öne çıkmıştır.
Bu yazıda; endoskopik üçüncü ventrikülostominin ne olduğunu, nasıl uygulandığını, hangi hastalarda tercih edilmesi gerektiğini, başarı oranlarını ve şant cerrahisiyle karşılaştırmalı avantajlarını güncel bilgiler ışığında ele alıyoruz.
Endoskopik üçüncü ventrikülostomi (ETV); üçüncü ventrikülün tabanına endoskopik olarak açılan küçük bir delik aracılığıyla beyin omurilik sıvısının (BOS), tıkalı akuaduktun etrafından dolaşarak prepontin sisterne ve oradan subaraknoid aralığa doğal bir yolla boşalmasını sağlayan minimal invazif bir nöroşirürji yöntemidir.
"Tıkalı" ifadesi burada tıkanan akuaduktun bypass edildiğini, yani vücuda herhangi bir yabancı cisim (şant tüpü, valv) yerleştirilmeksizin BOS'un yeniden fizyolojik yoluna kavuşturulduğunu anlatmaktadır.
Kısa Bilgi: ETV'nin Temel Mantığı
Akuaduktal stenoz gibi tıkayıcı (non-komünike) hidrosefalide BOS, üçüncü ventrikülden dördüncü ventriküle geçemez. ETV bu tıkanıklığı atlatarak BOS'un doğal emilim yollarına ulaşmasını sağlar — şant tüpü takmadan.
ETV kararı; hidrosefalinin tipine, hastanın yaşına ve ETV Başarı Skoruna (ETVSS) göre belirlenir.
ETVSS (ETV Success Score), Kulkarni ve arkadaşları tarafından geliştirilmiş, ameliyat öncesinde ETV'nin 6 aylık başarı olasılığını tahmin eden kanıta dayalı bir puanlama sistemidir. Üç parametreyi birlikte değerlendirir:

Toplam puan 0–80 arasında değişir. Genel olarak puan ≥ 60 ise ETV tercih edilir; ≤ 40 ise şant cerrahisi daha güvenli seçenek olarak öne çıkar.
ETV, genel anestezi altında yürütülen yaklaşık 30–60 dakikalık bir endoskopik girişimdir.
Sağ taraf Kocher noktasına (koronal sütürün 2–3 cm önü, orta hattın 2–3 cm laterali) tek bir burr hole (matkap deliği) açılır. Durada artı şeklinde insizyon yapılır; çalışma kanalı hazırlanır.
Endoskop sağ ventrikül içine yönlendirilir; sistem vücut sıcaklığına ısıtılmış Laktat Ringer solüsyonuyla irrigasyon altında çalıştırılır. Talamostriate ven ve anterior septal ven anatomik referans alınarak foramen Monroe'den üçüncü ventriküle geçilir.
Üçüncü ventrikül içinde; infundibuler reses, dorsum sella ve mamiller cisimler referans noktaları olarak belirlenir. Etyolojiye göre tümör dokusu, fibröz yapışıklıklar ya da akuaduktun önündeki ince membran izlenebilir.
Mamiller cisimlerin 2–5 mm önünden üçüncü ventrikül tabanı, yumuşak uçlu balon kateter ya da kılavuz ile penetre edilir.
Fogarty balon kateteri açıklıktan geçirilir, şişirilerek delik 3–5 mm'ye genişletilir. BOS akımı ve septumun hareketi izlenerek ventrikülostominin aktif olduğu doğrulanır. Gerekirse Liliequist membranı da ekspore edilerek prepontin sisterne görüntülenir.
Şant cerrahisi hayat kurtarıcıdır ve doğru endikasyonda hâlâ altın standarttır. Ancak ETV uygun hastalarda şant bağımlılığını ortadan kaldırarak hem komplikasyon yükünü hem de uzun vadeli maliyeti azaltır.

ETV genel olarak güvenli bir girişimdir; deneyimli merkezlerde ciddi komplikasyon oranı %1–3 civarındadır.
Bu komplikasyonlar, endoskopik nöroşirürji konusunda deneyimli ekipler tarafından ve doğru hasta seçimi yapılarak yürütülen operasyonlarda son derece nadir görülmektedir.
Çoğu hasta ETV sonrası 1–3 gün içinde taburcu edilir. Başarılı olgularda kafa içi basıncına bağlı başağrısı, bulantı ve yürüme bozukluğu gibi yakınmalar hızla gerilemeye başlar.
ETV başarısı; klinik iyileşme ve MRG'de (özellikle PC-MRG ile BOS akım analizi) ventrikül boyutlarının küçülmesiyle değerlendirilir. İlk kontrol genellikle ameliyattan 3 ay sonra yapılır.
ETV'nin %10–40 olgusunda (başarı skoruna bağlı olarak) ilk 6 ayda yetersiz kalma ya da tıkanma riski vardır. Bu durumda şant cerrahisine geçilebilir ya da ikinci endoskopik girişim planlanabilir.
Deneyimli ellerde ortalama 30–60 dakika sürer. Anatomik zorluk veya ek patoloji varlığında süre uzayabilir.
Başarısız ETV sonrasında ventriküloperitoneal şant uygulanabilir ya da ikinci bir ETV girişimi planlanabilir. Her iki seçenek de güvenle uygulanabilmektedir.
Başarılı olgularda hastalar şanta bağımlılık olmaksızın normal yaşamlarına döner; düzenli kontrol önerilse de rutin yaşam aktiviteleri kısıtlanmaz.
Yaşa ve etyolojiye bağlı olarak ETVSS skoru hesaplanmalı, 6 aydan büyük bebeklerde akuaduktal stenoz gibi uygun endikasyonlarda ETV tercih edilebilir. 6 aydan küçük infantlarda başarı oranı düşüktür.
NBH'de birincil seçenek ventriküloperitoneal şanttır. Ancak PC-MRG'de hiperdynamik BOS akımı saptanan, yürüme ağırlıklı prezentasyona sahip genç hastalarda ETV seçilmiş olgularda uygulanabilmektedir.
Endoskopik üçüncü ventrikülostomi, özellikle non-komünike (tıkayıcı) hidrosefalide vücuda yabancı cisim yerleştirmeksizin BOS dolaşımını yeniden sağlayan, şant bağımlılığını ortadan kaldıran ve uzun vadeli yaşam kalitesini yükselten minimal invazif bir cerrahi seçenektir.
ETV Başarı Skoru (ETVSS) kullanılarak doğru hastada doğru zamanda uygulanan ETV, gereksiz şant cerrahilerini azaltır, komplikasyon yükünü düşürür ve birçok hastanın şantsız bir yaşam sürmesine olanak tanır.
Endoskopik nöroşirürji deneyimine sahip bir merkezde dikkatli hasta seçimiyle uygulanan ETV, günümüz hidrosefali tedavisinin vazgeçilmez bir parçasıdır.
Beyin tümörü ameliyatı esnasında kraniotomi tekniği kullanılır. Kraniotomi tekniğinde beyin tümörünü çıkarmak amacıyla kafatasında kontrollü bir pencere açılır.
Beyin ameliyatı, kraniyotomi beyin tümörü, damar hastalığı veya travma gibi nedenlerle bu ameliyatlarda kafatasının bir bölümünün açılarak beyne ulaşılması için uygulanan cerrahi yöntemdir.
Beyin ameliyatı, tümörler, damar tıkanıklıkları ve beyin kanamaları gibi ciddi nörolojik hastalıkların tedavisinde uygulanan, yüksek hassasiyet gerektiren bir cerrahi işlemdir.
Düşük dereceli beyin tümörü (low grade glial tümör), genellikle yavaş büyüyen, daha az agresif seyirli ve erken evrede daha başarılı şekilde tedavi edilebilen bir tümör tipidir.
Beyin ameliyatı geçiren bir kişinin iyileşme süresi, ameliyatın türüne ve hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak genellikle birkaç haftadan birkaç aya kadar sürebilir.
Glioblastom ve yüksek dereceli beyin tümörleri belirtileri, tanı yöntemleri ve tedavi seçenekleri hakkında bilmeniz gerekenler
Beyin ameliyatı sonrası süreç, hastanın genel durumu ve ameliyatın kapsamına göre önce yoğun bakımda izlemle başlar, ardından taburculuk sonrası fiziksel, zihinsel ve duygusal rehabilitasyonu içeren kademeli bir iyileşme süreciyle devam eder.
Beyin ameliyatı, tüm cerrahi işlemlerde olduğu gibi enfeksiyon, kanama ve anesteziye bağlı risklerin yanı sıra nörolojik hasar, felç, konuşma bozukluğu gibi kalıcı komplikasyonlar riski de taşıyan ciddi bir girişimdir.
Bel kayması ameliyatı, omurlar arasındaki bozulmuş dengeyi düzeltmek ve sinirler üzerindeki baskıyı gidermek amacıyla uygulanan cerrahi bir yöntemdir. Bu operasyonun temel hedefi, omurgayı stabilize ederek hastanın ağrı ve hareket kısıtlılığı gibi şikayetlerini kalıcı olarak hafifletmektir.

Vidasız Kanal Daralması Ameliyatı
Vidasız kanal daralması ameliyatı, omurgaya vida veya plaka yerleştirilmeden yapılan cerrahi bir yöntemdir. Burada amaç, daralmış kanalı genişletmek ama aynı zamanda omurganın doğal yapısını korumaktır

Bel Fıtığı Ameliyatı Olanların Bilmesi Gerekenler
Bel fıtığı, bel bölgesindeki omurlar arasındaki diskin dışarı taşarak sinirlere baskı yapması sonucu bel ağrısı, bacak ağrısı ve hareket kısıtlılığına yol açar. Ameliyatta sinir basısını ortadan kaldırarak hastanın ağrılarını gidermeyi amaçlayan etkili bir cerrahi tedavi yöntemidir.
Karpal tünel sendromu, el bileğindeki sinirin sıkışması sonucu elde uyuşma, ağrı ve güçsüzlüğe yol açan bir sinir sıkışması hastalığıdır.
Düşük Ayak Nedir?
Düşük ayak, ayak bileğini yukarı kaldıran kasların zayıflığı veya sinir hasarı nedeniyle ayağın yürürken sürüklenmesine yol açan nörolojik bir durumdur.
Bel fıtığı ameliyatı, sinir üzerindeki baskıyı mikrocerrahi yöntemle kaldırarak ağrı, uyuşma ve güç kaybını hızlı şekilde azaltmayı amaçlayan etkili bir tedavidir.
Boyun fıtığı ameliyatı, omurilik ve sinir kökü baskısını mikrocerrahi veya ön servikal diskektomi yöntemleriyle gidererek ağrı, uyuşma ve kol güçsüzlüğünü hızlı şekilde azaltmayı amaçlayan güvenilir bir tedavidir.

Bel Kayması Ameliyatı Kaç Günde İyileşir?
Bel kayması ameliyatı, kaymış omurların vida–plak sistemleriyle yeniden hizalanıp sabitlenerek sinir basısının giderilmesini ve ağrı ile hareket kısıtlılığının kalıcı olarak düzeltilmesini amaçlayan etkili bir cerrahi tedavidir.
