
5 min
BLOG
Op. Dr. Caner Sarıkaya
Yüzünüzün bir tarafında aniden başlayan, saniyeler süren ancak tarif edilmesi güç şiddette ağrılarınız varsa, bunun nedeni trigeminal nevralji olabilir. Hastalar bu ağrıyı çoğu zaman "elektrik çarpması", "bıçak saplanması" veya "şimşek çakması" şeklinde tarif eder.
Kliniğimizde trigeminal nevralji nedeniyle başvuran hastaların büyük bölümü uzun süre diş ağrısı veya sinüzit düşündükleri için farklı branşlara başvurmuş oluyor. Oysa trigeminal nevralji, yüz duyusunu taşıyan trigeminal sinirin etkilenmesi sonucu ortaya çıkan özel bir ağrı sendromudur.
İlaç tedavisi birçok hastada ilk seçenektir. Ancak zaman içerisinde ilaçların etkisinin azalması veya yan etkilerin artması durumunda trigeminal nevralji ameliyatı gerekebilir.
Uluslararası Baş Ağrısı Sınıflandırmasına göre trigeminal nevralji, yüzün bir tarafında görülen, ani başlayan ve ani sonlanan, elektrik çarpar tarzda şiddetli ağrılarla karakterize bir hastalıktır. Ağrı atakları genellikle saniyeler sürer ancak gün içerisinde defalarca tekrarlayabilir.
Hastalık kadınlarda biraz daha sık görülür ve yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar.
Ağrı genellikle yüzün tek tarafında görülür.
En sık:
etkilenir.
Bazı hastalar ağrıyı diş ağrısı zannettiği için gereksiz diş çekimleri yaptırabilmektedir.
Hastalar çoğu zaman ağrının belirli hareketlerle ortaya çıktığını fark eder.
Örneğin:
atakları başlatabilir.
Bu nedenle bazı hastalar yüzlerine dokunmaktan bile çekinir hale gelir.
Stres trigeminal nevraljinin doğrudan nedeni değildir. Ancak yoğun stres dönemlerinde ağrı ataklarının daha sık hissedildiği görülebilir.
Bunun nedeni stresin ağrı algısını artırabilmesidir.
Dolayısıyla trigeminal nevralji psikolojik bir hastalık değildir ancak psikolojik durum ağrıların şiddetini etkileyebilir.
Trigeminal nevralji her yaşta görülebilse de en sık 50 yaş üzerindeki bireylerde ortaya çıkar.
Bazı hastalarda:
Trigeminal nevralji genellikle yaşamı tehdit eden bir hastalık değildir.
Ancak ağrının şiddeti nedeniyle hastanın yaşam kalitesini ciddi şekilde bozabilir.
İleri vakalarda:
gelişebilir.
Bu nedenle tedavi edilmesi gereken önemli bir hastalıktır.
Başlangıçta kısa süren ağrı atakları zamanla daha sık hale gelebilir. İlaç tedavisine yanıt azalabilir. Bazı hastalarda ağrısız dönemler giderek kısalırken atakların şiddeti artabilir. Bu noktada cerrahi tedavi seçenekleri değerlendirilir.
Tedavide ilk seçenek ilaçlardır.
Ancak:
durumunda girişimsel tedaviler gündeme gelir. Halk arasında sık sorulan sıcak su uygulaması veya vitamin kullanımı bazı hastalarda geçici rahatlama sağlayabilse de hastalığın temel nedenini ortadan kaldırmaz.
Cerrahi tedavi seçenekleri arasında en etkili yöntemlerden biri mikrovasküler dekompresyon (MVD) ameliyatıdır.
Bu yöntemde amaç trigeminal sinire baskı yapan damarın bulunarak sinirden uzaklaştırılmasıdır. Kulak arkasından yapılan küçük bir kesi ile sinire ulaşılır. Mikroskop altında sinire temas eden damar dikkatlice ayrılır ve araya özel bir yastıkçık yerleştirilir. Böylece sinir üzerindeki baskı ortadan kaldırılır.
Her ameliyat gibi trigeminal nevralji ameliyatının da bazı riskleri vardır.
Literatürde bildirilen komplikasyonlar arasında:
yer almaktadır. Bununla birlikte deneyimli merkezlerde ciddi komplikasyon oranları oldukça düşüktür.
Mikrovasküler dekompresyon sonrasında hastaların büyük bölümünde ağrı belirgin şekilde düzelmektedir.
Çalışmalarda ameliyat sonrası erken dönemde ağrısızlık oranlarının %95'e kadar ulaştığı, uzun dönem takiplerde ise yüksek başarı oranlarının korunduğu bildirilmiştir. Bu nedenle özellikle tipik trigeminal nevraljide MVD günümüzde altın standart tedavi olarak kabul edilmektedir.
Her hasta mikrovasküler dekompresyon için uygun olmayabilir. İleri yaşta olan veya ek hastalıkları bulunan kişilerde radyofrekans tedavisi uygulanabilir. Bu yöntemde özel bir iğne ile Gasser ganglionuna ulaşılır ve ağrı ileten lifler kontrollü şekilde etkisiz hale getirilir. İşlem kısa sürer ve gerektiğinde tekrar uygulanabilir.
Trigeminal nevralji sıradan bir yüz ağrısı değildir. Hastaların çoğu yaşadıkları ağrıyı hayatlarının en şiddetli ağrılarından biri olarak tarif eder. Uygun hastalarda uygulanan mikrovasküler dekompresyon ameliyatı ile ağrının kaynağı ortadan kaldırılabilir ve uzun yıllar ilaç kullanmadan yaşam kalitesi sağlanabilir.
Beyin tümörü ameliyatı esnasında kraniotomi tekniği kullanılır. Kraniotomi tekniğinde beyin tümörünü çıkarmak amacıyla kafatasında kontrollü bir pencere açılır.
Beyin ameliyatı, kraniyotomi beyin tümörü, damar hastalığı veya travma gibi nedenlerle bu ameliyatlarda kafatasının bir bölümünün açılarak beyne ulaşılması için uygulanan cerrahi yöntemdir.
Beyin ameliyatı, tümörler, damar tıkanıklıkları ve beyin kanamaları gibi ciddi nörolojik hastalıkların tedavisinde uygulanan, yüksek hassasiyet gerektiren bir cerrahi işlemdir.
Düşük dereceli beyin tümörü (low grade glial tümör), genellikle yavaş büyüyen, daha az agresif seyirli ve erken evrede daha başarılı şekilde tedavi edilebilen bir tümör tipidir.
Beyin ameliyatı geçiren bir kişinin iyileşme süresi, ameliyatın türüne ve hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak genellikle birkaç haftadan birkaç aya kadar sürebilir.
Glioblastom ve yüksek dereceli beyin tümörleri belirtileri, tanı yöntemleri ve tedavi seçenekleri hakkında bilmeniz gerekenler
Beyin ameliyatı sonrası süreç, hastanın genel durumu ve ameliyatın kapsamına göre önce yoğun bakımda izlemle başlar, ardından taburculuk sonrası fiziksel, zihinsel ve duygusal rehabilitasyonu içeren kademeli bir iyileşme süreciyle devam eder.
Beyin ameliyatı, tüm cerrahi işlemlerde olduğu gibi enfeksiyon, kanama ve anesteziye bağlı risklerin yanı sıra nörolojik hasar, felç, konuşma bozukluğu gibi kalıcı komplikasyonlar riski de taşıyan ciddi bir girişimdir.
Bel kayması ameliyatı, omurlar arasındaki bozulmuş dengeyi düzeltmek ve sinirler üzerindeki baskıyı gidermek amacıyla uygulanan cerrahi bir yöntemdir. Bu operasyonun temel hedefi, omurgayı stabilize ederek hastanın ağrı ve hareket kısıtlılığı gibi şikayetlerini kalıcı olarak hafifletmektir.

Vidasız Kanal Daralması Ameliyatı
Vidasız kanal daralması ameliyatı, omurgaya vida veya plaka yerleştirilmeden yapılan cerrahi bir yöntemdir. Burada amaç, daralmış kanalı genişletmek ama aynı zamanda omurganın doğal yapısını korumaktır

Bel Fıtığı Ameliyatı Olanların Bilmesi Gerekenler
Bel fıtığı, bel bölgesindeki omurlar arasındaki diskin dışarı taşarak sinirlere baskı yapması sonucu bel ağrısı, bacak ağrısı ve hareket kısıtlılığına yol açar. Ameliyatta sinir basısını ortadan kaldırarak hastanın ağrılarını gidermeyi amaçlayan etkili bir cerrahi tedavi yöntemidir.
Karpal tünel sendromu, el bileğindeki sinirin sıkışması sonucu elde uyuşma, ağrı ve güçsüzlüğe yol açan bir sinir sıkışması hastalığıdır.
Düşük Ayak Nedir?
Düşük ayak, ayak bileğini yukarı kaldıran kasların zayıflığı veya sinir hasarı nedeniyle ayağın yürürken sürüklenmesine yol açan nörolojik bir durumdur.
Bel fıtığı ameliyatı, sinir üzerindeki baskıyı mikrocerrahi yöntemle kaldırarak ağrı, uyuşma ve güç kaybını hızlı şekilde azaltmayı amaçlayan etkili bir tedavidir.
Boyun fıtığı ameliyatı, omurilik ve sinir kökü baskısını mikrocerrahi veya ön servikal diskektomi yöntemleriyle gidererek ağrı, uyuşma ve kol güçsüzlüğünü hızlı şekilde azaltmayı amaçlayan güvenilir bir tedavidir.

Bel Kayması Ameliyatı Kaç Günde İyileşir?
Bel kayması ameliyatı, kaymış omurların vida–plak sistemleriyle yeniden hizalanıp sabitlenerek sinir basısının giderilmesini ve ağrı ile hareket kısıtlılığının kalıcı olarak düzeltilmesini amaçlayan etkili bir cerrahi tedavidir.
