
2 min
BLOG
Op. Dr. Caner Sarıkaya
Eğer uyuşma günlük hayatınızı etkiliyorsa, güç kaybı veya başka nörolojik semptomlarla birlikte görülüyorsa, mutlaka doktora başvurulmalıdır. Özellikle gece sık sık uyanmanıza neden olan, giderek artan veya yaygınlaşan uyuşmalar ciddi bir hastalığın habercisi olabilir.
El uyuşması bazen geçici nedenlerden kaynaklanabilir. Ancak uzun süren, ilerleyen veya şiddetlenen uyuşmalar sinir sıkışmaları, omurilik problemleri veya dolaşım bozuklukları gibi ciddi hastalıkların belirtisi olabilir. MS, diyabetik nöropati veya vitamin eksiklikleri de sinir iletimini etkileyerek uyuşmaya neden olabilir.
Öncelikle nöroloji veya beyin ve sinir cerrahisi (nöroşirurji) uzmanına başvurulmalıdır. Sinir sıkışması şüphesi varsa beyin cerrahisi uzmanı değerlendirme yaparak EMG tetkiki isteyebilir. Erken teşhis, kalıcı hasarın önlenmesi için oldukça önemlidir.
Hastanemize Marmaray ve Kadıköy-Sabiha Gökçen metrosu ile kolayca ulaşım sağlanabilmektedir. Tam donanımlı ameliyathanelerimiz ve 3. basamak yoğun bakım hizmetimiz ile kompleks hastalıkların tanı ve tedavisini yapabilmekteyiz.
Hastanemiz, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Özel Sağlık Sigortası (ÖSS) ve Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) kapsamında anlaşmalara sahiptir
Ellerinizde uyuşma şikayetiniz varsa bizimle iletişime geçebilirsiniz.
El bileğinde bulunan karpal tünel adı verilen dar kanalda median sinirin sıkışması, elde uyuşma, karıncalanma ve güçsüzlük gibi şikayetlere neden olan yaygın bir sinir sıkışması durumudur.
Dirsekte bulunan kubital tünel içinde ulnar sinirin sıkışması, elde özellikle serçe ve yüzük parmaklarında uyuşma, karıncalanma ve güç kaybına neden olan bir sinir sıkışması durumudur.
Boyun fıtığı, boyun omurları arasındaki disklerin dışarı taşarak sinirlere baskı yapması sonucu boyun, omuz ve kola yayılan ağrı, uyuşma ve kas güçsüzlüğü gibi şikayetlere neden olur.
Boyun fıtığı, boyun omurları arasındaki disklerin yıpranarak dışarı taşması sonucu sinirlere baskı yapmasıyla oluşan; boyun, omuz ve kollarda ağrı, uyuşma veya güç kaybına yol açabilen bir sağlık sorunudur.
Devamını Oku…
Kraniotomi, beyin tümörüne ulaşmak ve onu çıkarmak amacıyla kafatası kemiğinin bir kısmının (kemik flebi) geçici olarak çıkarıldığı cerrahi bir işlemdir.
Beyin ameliyatı, tümör, anevrizma veya travma gibi hastalıkları tedavi etmek amacıyla gerçekleştirilir.
Boyun fıtığı ameliyatı, modern mikrocerrahi teknikleri ve ileri görüntüleme yöntemleri sayesinde günümüzde oldukça güvenli bir işlem haline gelmiş olup, kalıcı hasar veya felç gibi ciddi riskler %1’in altına kadar düşmüştür.
Bel kayması ameliyatlarında ciddi komplikasyon görülme oranı düşüktür; ancak hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve kaymanın derecesi bu risklerin düzeyini belirleyen en önemli unsurlardır.
Vertebroplasti ve kifoplasti, her ikisi de omurga kırıklarını (genellikle kemik erimesine bağlı) tedavi etmek için kullanılan kapalı cerrahi yöntemler olsa da, aralarında temel bir teknik fark vardır.
Kifoplasti, özellikle kemik erimesi (osteoporoz) veya tümör gibi nedenlerle zayıflayan omurlarda uygulanır.Bu yöntemi vertebroplastiden ayıran en temel özellik, kemik içine çimento enjekte edilmeden önce bir balon kullanılmasıdır.

Hidrosefali, beyin omurilik sıvısının (BOS) üretim, dolaşım veya emilim aşamalarındaki bir bozukluk nedeniyle kafa içinde birikmesi ve basıncı artırması durumudur. Tedavisi cerrahidir ve temel amaç, biriken bu sıvının beyinden uzaklaştırılmasını sağlamaktır.
Bel fıtığı hastalarının yaklaşık %90-95’i istirahat, ilaç tedavisi ve fizik tedavi gibi ameliyatsız yöntemlerle iyileşmekte olup; cerrahi müdahale yalnızca şiddetli güç kaybı, idrar kaçırma veya aylarca geçmeyen dirençli ağrılar durumunda zorunlu bir seçenek haline gelmektedir.
