
2 min
BLOG
Op. Dr. Caner Sarıkaya
Bel kayması ameliyatı günümüzde zor bir ameliyat değildir. Gelişmiş mikrocerrahi ve endoskopik teknikler sayesinde hastalar için konforlu bir süreç sağlanmaktadır. Ameliyat sonrası hastalar genellikle 24 saat içinde taburcu edilir ve 7-10 gün içinde normal hayatlarına dönebilirler.
Her cerrahi işlemde olduğu gibi bel kayması ameliyatında da bazı riskler vardır. Ancak bu riskler oldukça düşüktür. Omurilik sinir zedelenmesi ve enfeksiyon gibi komplikasyonlar %1-2 oranında görülmektedir. Günümüzde kullanılan platin ve vidaların kalitesi arttığı için platin kırılma riski oldukça azalmıştır.
Evet, bel kayması cerrahi olarak tamamen düzeltilebilir. Füzyon cerrahisi ile kaymaya neden olan omurlar sabitlenir ve sinir basısı ortadan kaldırılır. Ancak hastaların ameliyat sonrası ağır yük kaldırmaktan kaçınması, omurgasına aşırı yük bindiren hareketlerden uzak durması gerekmektedir. Aksi halde, ameliyat yapılan bölgenin üstünde veya altında tekrar kayma riski oluşabilir.
Ameliyat sonrası ilk 1 hafta boyunca hafif bel ağrısı olabilir. Ancak bu ağrı, ameliyat kaynaklı olup zamanla azalır. Hastalar, ameliyat öncesinde yaşadıkları bel ve bacağa vuran ağrının büyük oranda geçtiğini ifade etmektedirler.
Ameliyat sonrası hastalar genellikle 24 saat içinde taburcu edilir ve 7-10 gün içinde normal hayatlarına dönebilirler. İyileşme süresi hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve ameliyatın büyüklüğüne bağlı olarak değişebilir. Özellikle ağır işlerde çalışan hastaların omurgalarına aşırı yük bindiren hareketlerden kaçınmaları önerilmektedir.
1. Felç Kalma Riski Var mı?
Hastaların en büyük korkusu budur. Günümüzde ameliyat sırasında "Nöromonitörizasyon" adı verilen bir cihaz kullanılır. Bu cihaz, cerrah işlem yaparken sinirlerin durumunu anlık olarak takip eder ve bir risk oluştuğunda uyarı verir. Bu nedenle tecrübeli ellerde felç riski son derece düşüktür.
2. Takılan Platinler (Vidalar) Vücutta Hissedilir mi?
Hayır, takılan vidalar omurganın derinliğine, kemik dokusunun içine yerleştirilir. İyileşme tamamlandıktan sonra bu vidaları sırtınızda hissetmeniz veya dışarıdan fark edilmesi mümkün değildir. Ayrıca bu titanyum parçalar biyoyumludur, vücut tarafından reddedilme ihtimali yok denecek kadar azdır.
3. Ameliyattan Sonra Hareketlerim Kısıtlanır mı?
Bel kayması ameliyatında amaç, oynamaması gereken iki kemiği birbirine sabitlemektir. Bu durum belin esnekliğini bir miktar etkileyebilir ancak sanılanın aksine, ağrıdan kurtulan hastalar ameliyat öncesine göre çok daha hareketli ve aktif bir hayata kavuşurlar. Sadece çok ekstrem eğilme veya ağır spor hareketlerinde kısıtlama olabilir.
4. Ameliyat Olmazsam Ne Olur?
Eğer kayma ilerleyiciyse ve sinir baskısı yapıyorsa; bacaklarda kalıcı güç kaybı, şiddetli idrar kaçırma ve yürüme yetisinin tamamen kaybolması gibi ciddi sonuçlar doğabilir. Doktorunuz "mutlaka ameliyat" diyorsa, bu riskler ameliyat riskinden daha büyüktür.
👉 Ameliyat kararınız netleştiyse, "bel kayması ameliyatı hakkında bilinmesi gerekenler" yazımızı da mutlaka okuyun.”
🟢 WhatsApp | 💬 Online iletişim için tıklayın.
Bel kayması ameliyatı, omurların birbirine göre yer değiştirmesi sonucu bozulan omurga dengesini yeniden sağlamak ve sinir basısına bağlı bel ile bacak ağrılarını gidermek amacıyla uygulanan cerrahi bir tedavidir.
Bel kayması ameliyatı, omurlar arasındaki anormal kaymanın sinirlere baskı yaparak ağrı ve fonksiyon kaybına yol açtığı durumlarda, omurgayı sabitlemek ve sinir sıkışmasını gidermek amacıyla yapılan cerrahi bir işlemdir.
Bel kaymasına bağlı bel ağrısı, kayma derecesine ve tedaviye verilen yanıta bağlı olarak tamamen iyileşebilir; ancak bazı vakalarda cerrahi müdahale gerekebilir.
Bel kayması ameliyatının riskleri arasında enfeksiyon, sinir yaralanması, kanama, omurga füzyonunun başarısız olması durumları görülebilir.
Bel kayması ve bel ağrısı tedavisinde TFSİ (transforaminal steroid enjeksiyonu), pars blokajı ve RF (radyofrekans) gibi girişimsel yöntemler kullanılarak sinir kaynaklı ağrı azaltılabilir, birçok hastada ameliyata gerek kalmadan yaşam kalitesi artırılabilir.
Omurga kırığı ameliyatı, omurgayı sabitleyerek olası veya mevcut sinir basısını engellemek sinirleri korumak amacıyla yapılan cerrahi bir işlemdir.
Vidasız dar kanal ameliyatı, omurga stabilitesini bozmadan sinir üzerindeki baskıyı azaltmak için yapılan, genellikle mikrocerrahi tekniklerle uygulanan minimal invaziv bir işlemdir.

Beyin tümörü ameliyatı, genellikle kraniotomi adı verilen teknikle kafatasının belirli bir bölümünün açılarak tümörün mikroskopik olarak çıkarılmasıyla yapılan hassas bir cerrahi işlemdir.
Bel fıtığı ameliyatı, sinir köküne baskı yapan fıtıklaşmış disk dokusunun mikrocerrahi yöntemlerle çıkarılarak sinir basısının giderilmesini amaçlayan bir cerrahi işlemdir.
Vidasız kanal daralması ameliyatı, omurga darlığına neden olan kemik ve bağ dokularının çıkarılarak sinirlerin rahatlatıldığı, özellikle ileri yaş hastalarda vida kullanılmadan yapılan minimal invaziv bir cerrahi yöntemdir.
Boyun fıtığı ameliyatı, sinir veya omurilik basısına yol açan fıtıklaşmış diskin mikrocerrahi veya protez yerleştirme yöntemiyle çıkarılarak sinirlerin serbestleştirildiği bir cerrahi tedavidir.
Bel fıtığı ameliyatı, küçük bir kesiden yapılan, sinir köküne baskı yapan fıtık dokusunun özel mikroskop altında çıkarıldığı hassas bir cerrahi yöntemdir.
Bel fıtığı ameliyatı mikrocerrahi yöntemle yapılan ve hastaların genellikle aynı gün ayağa kalkabildiği, sinir üzerindeki baskının giderilmesiyle ağrının hızla azaldığı modern bir cerrahi tedavidir.
Bel fıtığı, omurlar arasındaki diskin dışarı taşarak sinir köklerine baskı yapması sonucu bel ve bacakta ağrı, uyuşma veya güçsüzlükle seyreden yaygın bir omurga hastalığıdır.
Düşük ayak, ayak bileğini yukarı kaldıran kasların sinir hasarı veya omurga kaynaklı bası nedeniyle çalışmaması sonucu yürürken ayağın yere takılmasıyla kendini gösteren nörolojik bir durumdur.
