
2 min
BLOG
Op. Dr. Caner Sarıkaya
Çocuklarda kafa travmalarını çok sıklıkla görmekteyiz. Çocuklarda kafa travması sonrası ebebeynler endişeli olarak polikliniğimize başvurur.
Kafa travması sonrası anemnez çok önemlidir. Çoğu zamanda ebebeynlerden hangi yükseklikten düştü, kafasını vurdu mu gibi soruların cevaplarını yeterli olarak alamayız. Görmedim, ağlamaya uyandım, bulduğumda yerdeydi gibi cevaplar alırız. Her hasta bireysel olarak değerlendirilmeli ve BT taramasının yapılması kararı, mevcut klinik kılavuzlar ve hekimin klinik yargısı ile birlikte dikkate alınmalıdır.
Bu süreçte, hem radyasyon maruziyetinin riskleri hem de doğru tanı ve tedavi için BT taramasının potansiyel faydaları dikkate alınmalıdır.
Bilgisayarlı Tomografi (BT) çekimi, pediatrik kafa travmalarında beyin yapısını ayrıntılı bir şekilde görüntüleyerek, travmanın neden olduğu olası hasarları tespit etmek için kullanılır. Bu tarama, beyin kanaması, kırık, şişme ve diğer ciddi komplikasyonları belirlemede hayati bir rol oynar.
Sizlere bu alanda yapılan uluslararası bazı çalışmalardan bahsetmek istiyorum
1.Çalışma PECARN (Pediatric Emergency Care Applied Research Network)tarafından yapılan, 10.569 hastalık çoklu merkezli bir çalışma: 2 yaş altı minör kafa travması olup izole skalp hematomu olan hastalarda travmatik beyin hasarı riski araştırılmış.
PECARN çalışmasının sonuçlarına göre, izole skalp hematomu tanısı alan 2998 hastanın sadece 12'sinde travmatik beyin hasarı saptanmış ve bu hastaların hiçbiri cerrahi müdahale gerektirmemiş. Bu hastalar 2 gün veya daha fazla gözlem altında tutulduktan sonra taburcu edilmişler.
Bu çalışmada beyin hasarı riskleri şu şekilde belirtilmiştir:
Yaş: 6 aydan küçük bebeklerde travmatik beyin hasarı riski daha yüksektir. Özellikle 3 aylıktan küçük bebeklerde, hematomun büyüklüğü ve yerleşim yerinden bağımsız olarak artmış bir risk bulunmaktadır.
Hematomun Lokalizasyonu ve Büyüklüğü: Non-frontal ve orta/büyük boyutlu hematoma sahip 3-6 aylık bebeklerde artmış risk mevcuttur. Küçük (<1cm) hematomu olan hastalarda, özellikle 3 aydan büyük olanlarda, travmatik beyin hasarı saptanmamış.
Travma Mekanizması: Motorlu araç kazası, yaya yaralanması, 1 metreden yüksekten düşme, ölümlü kaza, yüksek enerjili obje ile kafa sıkışması gibi yüksek enerjili travma mekanizmaları, travmatik beyin hasarı riskini artırır.
2.Çalışma PECARN(Pediatric Emergency Care Applied Research Network)tarafından tarafından yapılmış, 42.112 hastalık çoklu merkezli bir çalışma: Künt kafa travması olan çocuklarda kusmanın travmatik beyin hasarıyla ilişkisi araştırılmış.
Minör künt kafa travması sonrası izole kusma şikayeti olan çocuklarda travmatik beyin hasarının nadir olduğunu gösteriyor.
"İzole kusma", bilinç kaybı, bilinç bulanıklığı, palpe edilen fraktür, anormal ebeveyn davranışı, skalp hematomu, baş ağrısı, nörolojik defisit veya amnezi gibi diğer bulgu ve semptomların olmadığı durumlarda en az bir kez kusma olarak tanımlanıyor.
Çalışma sonuçlarına göre, izole kusma şikayeti olan ve diğer belirtileri olmayan çocuklarda travmatik beyin hasarı riski çok düşüktür. Bu grubun sadece %0.2'sinde yatış ve takip gerektirecek beyin hasarı saptanmış, ancak cerrahiye ihtiyaç duyulmamıştır. Buna karşın, kusmanın yanında diğer bulgu ve semptomlar da varsa beyin hasarı riski artmaktadır.
Çocuğunuzun durumunda, eğer sadece kafasında şişlik var ve başka hiçbir semptom göstermiyorsa (bilinç kaybı, bilinç bulanıklığı, kafa kaide fraktürü bulgusu, nörolojik defisit, kusma, nöbet vb. yoksa), izole skalp hematomu tanımına uyuyor olabilir. Travmatik beyin hasarı açısından düşük risklidir. Ancak, çocuğunuzun yaşı, travmanın şiddeti ve diğer klinik bulguları göz önünde bulundurarak, bir sağlık profesyoneliyle danışmanız önemlidir.
Bu bilgiler ışığında, eğer bir çocuk künt kafa travması sonrası sadece bir kez kustuysa ve izole kusma tanımına uyan diğer kriterleri karşılıyorsa, travmatik beyin hasarı açısından hemen bir beyin tomografisi çekmek genellikle gerekli olmayabilir. Ancak, çocuğun durumunu yakından izlemek ve eğer başka belirtiler veya endişe verici semptomlar ortaya çıkarsa hemen tıbbi değerlendirme yapmak önemlidir
Her durumda son karar, çocuğun hekimi tarafından, çocuğun klinik bulgularına dayanarak verilmelidir. Eğer bir çocuk düşüp kafasında şişlik oluştuysa ve ebeveyn veya bakıcı olarak endişeleriniz varsa, en iyi yaklaşım çocuğu bir sağlık profesyoneline göstermektir.

Normal Basınçlı Hidrosefali (NBH), genellikle ileri yaşlarda görülen ve beyin omurilik sıvısının normal basınçta birikmesiyle yürüyüş bozukluğu, idrar kaçırma ve unutkanlık gibi semptomlara yol açan tedavi edilebilir bir nörolojik hastalıktır.
Beyin tümörü ameliyatı (kraniotomi), kafatasında belirli bir bölge açılarak beyin tümörünün mikroskobik düzeyde ve çevredeki sağlıklı sinir dokusuna minimum hasarla çıkarılmasını amaçlayan ileri düzey bir cerrahi tekniktir.
Beyin kanaması ameliyatı, kanamanın konumu ve yoğunluğuna göre değişmekle birlikte genellikle 1 ile 4 saat arasında süren ve hızlı müdahale gerektiren hayati öneme sahip bir beyin cerrahisi uygulamasıdır.
Kronik subdural kanama, çoğunlukla hafif kafa travmalarını takiben gelişen ve beyin zarları arasında zamanla biriken kanın, burhole (küçük delik açma) tekniğiyle boşaltılarak tedavi edilir.
Beyin kanaması, kafa travmasına bağlı olarak epidural, subdural veya subaraknoid bölgelerde meydana gelebilen ve hızlı teşhis ile cerrahi müdahale gerektiren hayati bir sağlık sorunudur.
Vidasız Kanal Darlığı Ameliyatı
Vidasız kanal darlığı ameliyatı, omurga kanalındaki daralmanın sinir kökleri ve omurilik üzerindeki baskısını mikrocerrahi yöntemle ve vida kullanılmadan gideren, hastanın hızlı iyileşmesini sağlayan modern ve minimal invaziv bir tedavi yöntemidir.
Minimal doku hasarı, düşük komplikasyon riski ve hızlı iyileşme süreci nedeniyle mikrocerrahi bel fıtığı ameliyatı, günümüzde en çok tercih edilen kalıcı tedavi yöntemlerinden biridir..
Boyun fıtığı ameliyatı, ilaç ve fizik tedaviye rağmen geçmeyen kol ağrısı, uyuşma veya kas güçsüzlüğü gibi şikayetleri olan hastalarda, sinir üzerindeki baskının mikrocerrahi teknikle giderilerek kalıcı rahatlama sağlanmasını amaçlayan etkili bir cerrahi tedavi yöntemidir.
Dar kanal ameliyatı, omurga kanalında oluşan daralmanın omurilik ve sinir kökleri üzerindeki baskısını mikrocerrahi yöntemle ortadan kaldırarak ağrı, uyuşma ve yürüme zorluğu gibi belirtileri hafifletmeyi hedefleyen güvenilir ve etkili bir cerrahi tedavi yöntemidir.
Omurga kırığına bağlı kırık parçaların sinir yapıları üzerine baskı uygulamasıyla bacaklarda kuvvet kaybı, his azalması ve idrar-dışkı kontrolünde bozulma gibi ciddi nörolojik bulgulara yol açabilen, acil cerrahi müdahale gerektiren kritik bir durumdur.
Vertebroplasti ameliyatı, omurga kırıklarına bağlı ağrıyı hafifletmek ve zayıflayan omur yapısını güçlendirmek amacıyla, özel tıbbi çimentonun kırık omur içine kapalı yöntemle enjekte edildiği, minimal invaziv ve hızlı iyileşme sağlayan bir tedavi tekniğidir.
Omurga kırığı, travma ya da osteoporoz gibi nedenlerle omur kemiklerinde oluşan yapısal bozulmanın, sinir baskısı ve omurga eğriliklerini önlemek amacıyla vertebroplasti, kifoplasti veya cerrahi sabitleme gibi yöntemlerle tedavi edildiği önemli bir omurga rahatsızlığıdır.
Bel kayması ameliyatı, omurlar arasında meydana gelen kaymayı düzeltmek ve sinirlere olan baskıyı ortadan kaldırmak amacıyla yapılan, vida ve plak sistemleriyle omurganın stabilize edildiği güvenilir ve kalıcı bir cerrahi tedavi yöntemidir.

Karpal tünel sendromu ameliyatı , el bileğinde meydana gelen sinir sıkışmasının neden olduğu uyuşma, karıncalanma ve el kaslarında güçsüzlüğü ortadan kaldırmak için uygulanan etkili bir cerrahi tedavi yöntemidir.
Peroneal sinir sıkışması ameliyatı, diz çevresinde sinire baskı yapan yapıları mikrocerrahi teknikle serbestleştirerek düşük ayak, uyuşma ve duyu kaybı gibi belirtileri ortadan kaldırmayı hedefleyen başarılı ve hassas bir cerrahi tedavi yöntemidir.
