
2 dk.
TEDAVİLER
OP. DR. CANER SARIKAYA
Osteoporoz veya maligniteye bağlı kemik kalitesi düşen ve vertebrada yükseklik kaybı olan hastalarda, omurgaya aşırı yüklenmeye sebep olan hareket sonrası bel veya sırtta dirençli ağrıyı çok görürüz. Sadece yükseklik kaybının eşlik ettiği sinir basısının olmadığı hastalarda vertebroplasti (omur içerisine segment enjeksiyonu, PMMA) uygulanır. Vertebroplasti işlemi öncesi tomografi ve MR görüntüleme önemlidir.
Vertebroplasti, günümüzde omurga kırıklarının tedavisinde kullanılan, hastanın konforunu ön planda tutan girişimsel bir yöntemdir.Osteporoz veya tümöre bağlı kemiğin medüller kısmında zayıflama nedeniyle uygulanır. Vertebra korpusunun medüller kısmının kemik çimentosu (vertebroplasti sementi) ile doldurulmasıdır. İşlem süreci genel hatlarıyla şu şekilde ilerlemektedir:
1. Hazırlık ve Konforlu Sedasyon
İşlem öncesinde hastanın rahatlaması ve ağrı duymaması için sedasyon uygulaması yapılır. Bu yöntem, kolonoskopi veya gastroskopi işlemlerinde olduğu gibi hastanın hafif bir uyku halinde olmasını sağlayarak konforlu bir deneyim sunar.
2. Görüntüleme Eşliğinde Hassas Planlama
İşlemin başarısı için doğruluk kritiktir. Gelişmiş görüntüleme cihazları (skopi) eşliğinde, müdahale edilecek omur seviyesi milimetrik olarak belirlenir. Bu sayede hata payı minimize edilerek doğrudan sorunlu bölgeye odaklanılır.
3. Minimal İnvaziv Girişim
Cilt üzerinde açılan çok küçük bir kesi üzerinden, özel bir çalışma kanülü ile kırık olan omurun içerisine güvenle girilir. Büyük cerrahi kesiler gerektirmediği için iyileşme süreci oldukça hızlıdır.
4. Kemik Çimentosu (Sement) Uygulaması
Kırık omurun içerisine, yarı sıvı yoğunlukta olan ve halk arasında kemik çimentosu olarak bilinen tıbbi sement enjekte edilir. Bu özel dolgu maddesi:
Boşlukları Doldurur: Osteoporoz (kemik erimesi) veya tümör gibi nedenlerle azalan medüller dokunun yerini alır.
Stabilizasyon Sağlar: Omuru içeriden destekleyerek çökmeyi durdurur ve ağrıyı hızla keser.
Dayanıklılığı Artırır: Zayıflamış olan kemik yapısını dondurarak eski direncine kavuşturur.

Hastalar vertebroplasti işlemi sırasında sedasyon aldığı için hastanede ortalama 6 saat müşahede altında kalır. Hastalar işlemden 45 dk sonra yürüyebilir.
6 saat müşahede sonrası aynı gün taburcu olur. Hastaların işlem sonrası korse kullanmasına gerek yoktur. Osteoporotik kırık tanısı almış hastalar herhangi bir işlem yapılmamış ise yatak istirahati, ayağa kalktıklarında korse takmaları mutlaka gereklidir.
Hafif sedasyon altında yapıldığı için anestezi riski düşüktür. %2-3 oranında kemik çimentosu omurga dışına çıkarak omurilikden çıkan sinirlere baskı yapabilir.
Vertebroplasti, dünya genelinde başarı oranı oldukça yüksek (%90 ve üzeri) bir işlem olarak kabul edilir. Ancak her cerrahi müdahalede olduğu gibi, bu işlemin de kendine has riskleri ve dikkat edilmesi gereken teknik detayları vardır.
Vertebroplasti’de Başarı Oranları
Vertebroplasti uygulanan hastaların büyük çoğunluğunda, işlemden sonraki ilk 24-48 saat içerisinde ağrılarda %80 ile %90 oranında azalma gözlenir. Hastalar genellikle aynı gün veya bir gün sonra taburcu edilerek günlük yaşamlarına hızla dönebilirler.
Sement Kaçışı (Sızıntı) Nedir?
İşlemin en çok konuşulan teknik riski, enjekte edilen kemik çimentosunun (sement) omur dışına sızmasıdır. Bu durum tıbbi literatürde "sement ekstravazasyonu" olarak adlandırılır.
Radyolojik Kaçış: İşlem sırasında görüntüleme cihazlarında sementin hafifçe dışarı çıktığı görülebilir. Bu durum çoğu zaman herhangi bir belirtiye neden olmaz.
Semptomatik Kaçış (%2-3): Yapılan çalışmalar, sement sızıntısının hastada klinik bir şikayete (ağrı, uyuşma veya sinir baskısı) yol açma oranının sadece %2-3 civarında olduğunu göstermektedir. Yani kaçışların çok büyük bir kısmı hasta tarafından hissedilmez ve sağlığı tehdit etmez.
Olası Komplikasyonlar
Vertebroplasti sonrası nadir de olsa görülebilecek diğer riskler şunlardır:
Enfeksiyon: Minimal invaziv bir işlem olduğu için risk düşüktür (%1'in altı).
Sinir Baskısı: Sementin sinir kanallarına sızması durumunda geçici veya kalıcı uyuşukluk hissi oluşabilir (Görüntüleme cihazları bu riski minimize eder).
Komşu Omur Kırıkları: Bir omur sabitlendiğinde, biyomekanik yükün değişmesine bağlı olarak nadiren komşu omurlarda yeni kırıklar gelişebilir.
Alerjik Reaksiyonlar: Kemik çimentosuna karşı gelişebilecek çok nadir sistemik reaksiyonlar.
Riskler Nasıl Minimize Edilir?
Komplikasyon riskini en aza indirmek için uygulanan altın standartlar şunlardır:
Yüksek Çözünürlüklü Görüntüleme: İşlem anlık olarak skopi (röntgen) altında izlenir.
Doğru Kıvam: Sementin "diş macunu" kıvamına gelmesi beklenerek enjekte edilir; bu, kontrolsüz yayılımı engeller.

Osteporotik omurga fraktürü hastalar bu işlemi yaptırmış olsun olmasın mutlaka osteoporoz tedavisi almalıdır. Bu hastaların yeterli tedavi almaması durumunda omurga fraktürü başka vertebrada tekrarlayarak benzer şikayetler tekrar görülebilir.
Mesleki etik kurallar çerçevesinde, ameliyat ücretlerinin dijital ortamda tüm hastalarımıza açık bir şekilde yayınlanması uygun değildir.
Hastanemizin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), tamamlayıcı sağlık sigortası (TSS) ve özel sağlık sigortaları (ÖSS) ile anlaşması vardır. Özel sigortası olan hastalarımızın tedavileri kendi sigorta limitleri içinde, Türk Tabipler Birliği fiyatlarının ön gördüğü fiyatlar üzerinden yapılmaktadır.
Ameliyat fiyatı uygulanacak ameliyat tekniğine göre farklılık göstermektedir. Ayrıntılı bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Ameliyat kararınız netleştirmek için, "Omurga kırığı ameliyatı hakkında bilinmesi gerekenler" yazımızı da mutlaka okuyun.”
WhatsApp |
Online iletişim için tıklayın.
Omurga kırığı tedavisinde, kırığın şiddetine bağlı olarak yatak istirahati, korse kullanımı, vertebroplasti veya kifoplasti gibi minimal invaziv işlemlerden açık cerrahi müdahalelere kadar çeşitli tedavi seçenekleri bulunmaktadır.
Vertebroplastide kemik çimentosunun kırık omura doğrudan enjekte edilmesi iken, kifoplastide önce omurun içine balon yerleştirilip şişirilerek çöken omurun yüksekliği kısmen geri kazandırılır ve ardından oluşan boşluk çimento ile doldurularak omur güçlendirilir.
Omurga kırığı, kırığın tipi ve şiddetine bağlı olarak bazı durumlarda yatak istirahati, korse kullanımı ve fizik tedavi ile ameliyatsız olarak iyileşebilir.
L2 vertebra kırığı, bel bölgesinde şiddetli ağrı ve hareket kısıtlılığına yol açabilen ciddi bir omurga yaralanması olup, erken tanı ve uygun tedavi ile kalıcı hasar riski azaltılabilir.
Kapalı bel fıtığı ameliyatı, 1 cm’lik küçük kesi ile endoskopik olarak gerçekleştirilen minimal invaziv bir yöntem olup, sinir üzerindeki baskıyı kaldırarak hastaların günlük hayata hızlı dönüşünü sağlar.
Boyun fıtığı ameliyatı, küçük kesiden yapılan minimal invaziv cerrahi tekniklerle omurilik ve sinir baskısının giderilmesini sağlar.
Bel kayması, omurların normal hizasından öne ya da arkaya kayması sonucu sinirlere baskı yaparak bel ağrısı, bacaklarda uyuşma ve yürüme güçlüğü oluşturan ciddi bir omurga rahatsızlığıdır.

Beyin tümörü ameliyatı esnasında mikrocerrahi teknikler kullanılarak sağlıklı dokuya zarar vermeden tümörün çıkarılması hedeflenir.

Beyin ameliyatı, kafatasında açılan küçük bir pencere (kraniotomi) üzerinden beyne ulaşarak tümör, kanama veya diğer hastalıkların tedavisinin gerçekleştirildiği hassas bir cerrahi işlemdir.
Vidasız kanal darlığı ameliyatı, omurga kanalındaki sinir sıkışıklığını gidermek için vida kullanılmadan yapılan minimal invaziv bir yöntem olup, hastaların daha kısa sürede iyileşmesine olanak tanır.
Dar kanal, omurga kanalının daralması sonucu sinirlere baskı yaparak bel ve bacaklarda ağrı, uyuşma ve yürüme güçlüğüne yol açan önemli bir omurga hastalığıdır.
Ameliyatsız bel ağrısı tedavisinde transforaminal epidural enjeksiyon, faset eklem blokajı ve radyofrekans yöntemleri kullanılarak sinir basısı azaltılır ve hastaların yaşam kalitesi artırılır.

Düşük ayak, sinir hasarı veya bel fıtığı gibi nedenlerle ayağın yukarı kaldırılmasının zorlaşması sonucu yürüme bozukluğu ve denge problemleri oluşturan ciddi bir nörolojik durumdur.
Karpal tünel sendromu, el bileğinde median sinirin sıkışması sonucu elde uyuşma, ağrı ve güç kaybına yol açan yaygın bir sinir sıkışması hastalığıdır.

Dirsekte sinir sıkışması, yani ulnar tuzak sendromu, ulnar sinirin dirsek bölgesinde bası altında kalmasıyla elde uyuşma, güçsüzlük ve ağrıya yol açan bir sinir sıkışması hastalığıdır.
