
2
TEDAVİLER
OP.DR. CANER SARIKAYA
Beyin tümörü ameliyatı, iyi huylu ve kötü huylu beyin tümörlerinin tedavisinde en etkili yöntemlerden biridir. Meningiom, glioblastom (GBM), beyin metastazları ve diğer intrakraniyal kitlelerde uygulanan beyin tümörü operasyonu; tümörün tipi, yerleşimi, boyutu ve hastanın nörolojik durumuna göre planlanır. Günümüzde gelişmiş mikrocerrahi teknikler, nöronavigasyon sistemleri, intraoperatif monitörizasyon ve uyanık beyin ameliyatı gibi ileri yöntemler sayesinde cerrahi başarı oranları önemli ölçüde artmıştır.
Ameliyat süreci; tanı, ameliyat planlaması, cerrahi teknik seçimi, ameliyat sonrası takip ve ek tedavileri kapsayan multidisipliner bir yaklaşım gerektirir. Özellikle meningiom ameliyatı, glioblastom ameliyatı, Gamma Knife tedavisi ve metastatik beyin tümörü cerrahisi, hastalığın kontrol altına alınmasında kritik rol oynar.
Bu kapsamlı rehberde;
Beyin tümörü ameliyatı nasıl yapılır?
Beyin tümörü ameliyatı riskleri nelerdir?
Uyanık beyin ameliyatı kimlere uygulanır?
Meningiom ameliyatı nasıl planlanır?
Glioblastom ameliyatı sonrası süreç nasıl ilerler?
Beyin tümörü ameliyatı sonrası iyileşme ne kadar sürer?
Beyin tümörü ameliyatı fiyatı neye göre değişir?
gibi en çok araştırılan sorulara bilimsel ve güncel bilgilerle yanıt bulabilirsiniz.
Beyinde tümörü operasyonunda, beyinde gelişen tümör dokusu mikrocerrahi yöntemlerle çıkarılır.Sağlıklı dokuya zarar vermeden intraoperatif nöromonitör, nöronavigasyon, nöroUSG kullanarak tümör dokusu tamamen çıkarılması amaçlanır. Cerrahinin temel amacı:
Tümörü mümkün olduğunca tamamen çıkarmak
Beyin basıncını azaltmak
Nörolojik şikayetleri düzeltmek
Patolojik tanı elde etmek
Hastanın yaşam süresini ve yaşam kalitesini artırmaktır
Beyin tümörü operasyonu çoğunlukla “kraniotomi” adı verilen yöntemle gerçekleştirilir.
Beyin tümörü operasyonu genellikle şu aşamalardan oluşur:
Ameliyat öncesi kontrastlı beyin MR’ı ve gerekli durumlarda BT görüntülemeleri yapılır. Tümör dokusu ve çevre dokusunun ayrıntılı görülebilmesi için ince kesit ve bu iş için geliştirilmiş özel MR sekansları alınır. Ameliyat esnasında nöronavigasyon sistemleri ile tümörün yeri milimetrik doğrulukla belirlenir.
Cerrahi planlama esnaında;
Tümörün damarlarla ilişkisi
Fonksiyonel beyin alanlarına yakınlığı
Beyin ödemi varlığı
Hastanın nörolojik durumu önemlidir.
Hastanın tümörünün önemli damarla ilişkili olması, fonksiyonel alanlara (motor alan, konuşma alanı) yakın olması, ileri beyin ödemi varlığı, hastanın nörolojik durumunun kötü olması ameliyatın riskini ve zorluğunu artıran faktörlerdir. Hastanın ameliyat sonrası cerrahiden ne kadar yarar sağlayacağına bu faktörlerin her birinin etkisi büyüktür.
Hasta ameliyat öncesinde anestezi ekibi tarafından değerlendirilir.Hastanın ek hastalıklarına bağlı olarak gerekli konsultasyonları tamamlanır.
Beyin ödemi bulunan hastalarda kortizon tedavisi başlanabilir. Tümörün yerleşimine göre epilepsi profilakisis amacıyla epilepsi ilacı başlanabilir. Çoğu zaman epilepsi ilacı ameliyat sonrası çekilen EEG'de herhangi bir bozulma yoksa kademeli olarak kesilerek bırakabilir. EEG'si bozuk olan, nöbet öyküsü olan hastalarda bu ilaç kullanılmaya devam edilir.
Cerrah, kafatasında kontrollü bir kemik pencere açarak beyin dokusuna ulaşır. Bu işleme kraniotomi adı verilir. Kraniotomide yüksek devirli motor yardımıyla ilk aşamada çıkarılacak kemiğin 4 kenarına 1 er delik açılır. Daha sonra delikler birleştirilerek kemik doku kaldırılır.
Kemik doku kaldırıldığında bizi dura dediğimiz beyin zarı karşılar. Beyin zarı kemik ile beyin arasında koruyucu tabakadır. Dura üzerinde Nöronaviasyon ve NöroUSG ile tümörün yeri belirlenir. Belirlenen bu yere göre tümör dokusu çıkarılır.
Dura üzerinde intraoperatif nöronavigasyon ve NöroUSG ile tümörün yeri tespit edildiğinde ameliyat mikroskobu sahaya alınır. Ameliyat mikroskobu ve mikrocerrahi teknikler kullanılarak tümör çevre sağlıklı dokuya zarar vermeden dikkatlice çıkarılır. Amaç maksimum güvenli rezeksiyondur.
Tümör çıkarıldıktan sonra kanama kontrolü yapılır. Kanama kontrolü sonrası beyin ve kemik arasındaki dura tabakası, sıkıca su geçirmez olarak dikilerek kapatılır. Dura beyin dokusunu kapatamayacak durumda olan hastalarda periost grefti, fasia lata grefti, sentetik greft alınarak da kapatılabilir. Dura da defekt olması durumunda, duranın beyin kemik arasındaki yüzeyi tam kapatamadığı durumlarda, beyin omurilik sıvısı (BOS) ciltteki ameliyat insizyondan dışarı gelebilir. Yara yerinde BOS koleksiyonu dediğimiz şişlik olabilir.Bu hastalar menenjit ve yara yeri enfeksiyonu riski taşıyabileceğinden dura dikkatli kapatılmalıdır.
Dura kapatıldıktan sonra kemik doku yerine yerleştirilir ve cilt kapatılır. Cilt altı kemik doku arasında çoğu zaman 1 adet diren yerleştirilir. Bu diren ortalama 24-48 saat kalır. Hastalar yürüdüğünde bu diren çekilir. Diren alındıktan sonra hastaların yüzünde, gözünde şişme olabilir. Bu çoğu zaman ormaldir, 3-7 gün içerisinde normale döner.

Beyin tümörü ameliyatı genellikle 4 ila 6 saat arasında sürer. Bu süre uzayabileceği gibi kısaladabilir. Bu Süre;
Tümörün büyüklüğü
Yerleşimi
Kullanılan cerrahi teknik
gibi faktörlere göre de değişebilir.
Ameliyat süresinin hepsi cerrahi süre değildir. 4-6 saatlik bu sürenin içerisinde hastanın ameliyathanede karşılanması, ameliyat setlerinin kurulması, anestezi aşaması, hastanın pozisyon aşaması, cerrahi süre, cerrahi sonrası uyandırma gibi aşamaların hepsini içerir.
Ekibimiz her saat başı ameliyatın nasıl gittiği ile ilgili hasta yakınlarına bilgi verir.
Meningiomlar, beynin zar dokusundan köken alan ve çoğunlukla iyi huylu olan tümörlerdir. Beyin tümörü ameliyatı gerektiren en sık tümörlerden biridir.
Meningiom ameliyatında amaç:
Tümörü tamamen çıkarmak
Nüks riskini azaltmak
Beyin basısını ortadan kaldırmaktır
Özellikle WHO Grade 1 meningiomlarda total rezeksiyon sonrası uzun dönem nüks oranı oldukça düşüktür.
Meningiomlar, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kriterlerine göre histopatolojik özelliklerine göre üç gruba ayrılır: Meningiomaların yaklaşık %80–81'i tipik/benign (Grade 1), %17–18'i atipik (Grade 2) ve %1,7'si anaplastik/malign (Grade 3) olarak sınıflandırılır. Grade arttıkça nüks oranı belirgin biçimde yükselir. Total çıkarılmış Grade 1 meningiomlarda 5 yıllık kümülatif nüks insidansı %10, 10 yıllık ise %20 olarak bildirilmektedir. Total çıkarılmış Grade 2 meningiomlarda ise bu oranlar 5 yılda %24, 10 yılda %50'ye ulaşmakta ve nüksler gözlem süresi boyunca devam etmektedir.
Tümörün rezeksiyon miktarına göre nüks oranı Simpson Grading Sistemi ile belirlenir. 1957 yılında Donald Simpson tarafından tanımlanan ve cerrahi rezeksiyonun kapsamını sınıflandıran 5 basamaklı bir ölçektir. Rezeksiyon oranına göre şu şekilde gruplandırılır:
Simpson grade ile nüks oranı arasında güçlü bir korelasyon mevcuttur:
458 hasta üzerinde yapılan bir çalışmada Simpson Grade I, II, III ve IV rezeksiyonlarında genel tümör nüks oranları sırasıyla %5, %22, %31 ve %35 olarak bulunmuştur. Simpson Grade I rezeksiyonu menengiomlarda, nüks için önemlidir.
901 ardışık hastayı içeren geniş kapsamlı bir seride de rezeksiyon derecesinin meningiom nüksü ile korele olduğu doğrulanmış; Simpson Grade II rezeksiyonunda 10 yıllık nüks riskinin Grade I'e kıyasla iki kattan fazla arttığı gösterilmiştir (%18,8'e karşın %8,5). WHO Grade I konveksite meningiomlarında yapılan bir çalışmada, Grade 0–I rezeksiyon grubunda nüks oranı %2,9 iken Grade II–IV grubunda bu oran %31 olarak saptanmış ; Grade II–IV rezeksiyonundan sonra nüks riski hazard oranı 11 kat daha yüksek bulunmuştur.
Gamma Knife tedavisi özellikle:
Küçük meningiomlarda
Kritik bölgelerde yerleşen tümörlerde
Cerrahi sonrası kalan küçük tümör dokularında
yüksek başarı oranlarına sahiptir.
Glioblastom (GBM), en agresif kötü huylu beyin tümörlerinden biridir. Hızlı büyümesi ve çevre beyin dokusuna yayılması nedeniyle tedavisi zordur.
Glioblastom ameliyatında hedef:
Maksimum güvenli tümör çıkarımı
Beyin fonksiyonlarının korunması
Radyoterapi ve kemoterapi etkinliğinin artırılmasıdır
Cerrahi sonrası genellikle:
Radyoterapi
Temozolomid kemoterapisi
Moleküler hedefe yönelik tedaviler için uygulanır.
Beyin metastazları, başka organ kanserlerinin beyne yayılması sonucu oluşur.
En sık kaynaklar:
Akciğer kanseri
Meme kanseri
Böbrek kanseri
Melanom
olarak bilinir.
Beyin metastazı ameliyatı;
Bası etkisini azaltmak
Nörolojik semptomları düzeltmek
Yaşam kalitesini artırmak
amacıyla uygulanır.
Uyanık beyin ameliyatı (awake kraniyotomi), konuşma ve hareket merkezlerine yakın tümörlerde kullanılan ileri bir cerrahi yöntemdir.
Ameliyat sırasında hasta belirli aşamalarda uyandırılır ve:
Konuşma
Hareket
Görme
Hafıza
fonksiyonları test edilir.
Bu yöntem sayesinde tümör daha güvenli şekilde çıkarılırken kalıcı nörolojik hasar riski azaltılır.
Her cerrahi işlemde olduğu gibi beyin tümörü ameliyatı riskleri de bulunmaktadır.
En sık görülen riskler:
Kanama
Enfeksiyon
Beyin ödemi
BOS kaçağı
Nörolojik kayıplar
Epileptik nöbet
Tümörün tekrarlaması
olarak sıralanabilir.
Ancak gelişmiş mikrocerrahi teknikleri sayesinde günümüzde komplikasyon oranları belirgin şekilde azalmıştır.
Beyin ameliyatı sonrası ilk 24 saat yoğun bakım ünitesinde takip yapılır.
Hastaların büyük kısmı:
3–5 gün içinde taburcu edilir
İlk haftalarda yorgunluk yaşayabilir
Yaklaşık 4–8 haftada günlük yaşama dönebilir
Ağır kaldırmaktan kaçınılmalıdır
Düzenli ilaç kullanılmalıdır
Kontrol MR görüntülemeleri aksatılmamalıdır
Yara yeri temiz tutulmalıdır
Ani nörolojik değişikliklerde doktora başvurulmalıdır
Beyin ameliyatı sonrası dikkat edilmesi gerekenler ve süreç hakkında bilgi almak için ilgili yazımızı okuyabilirsiniz.
İyileşme süreci;
Tümörün tipi
Hastanın yaşı
Nörolojik durumu
Uygulanan cerrahi yöntem
gibi faktörlere göre değişir. Bazı hastalarda fizik tedavi ve nörolojik rehabilitasyon gerekebilir.
Beyin tümörü ameliyatı fiyatı;
Hastanenin türü
Cerrahi teknik
Kullanılan teknoloji
Yoğun bakım süresi
Sigorta kapsamı
gibi birçok faktöre göre değişmektedir.
SGK kapsamında devlet hastanelerinde ameliyatlar ücretsiz yapılabilmektedir.
Beyin tümörü ameliyatı, hastalar açısından önemsenmesi gereken cerrahi işlemlerdir. Hastalar çoğu zaman ölüm, felç veya konuşma kaybı gibi risklerden endişe ederek ameliyatlarını ertelemektedir ancak zamanla tümörün beyin dokusuna yaptığı basıya bağlı olarak güç kaybı, konuşma bozukluğu, denge problemleri ve bilinç değişiklikleri gibi ciddi nörolojik sorunlar gelişebilir.
Bu nedenle bazı durumlarda ameliyatı ertelemek, ameliyatın kendisinden daha büyük bir risk oluşturabilir.
Günümüzde gelişmiş teknolojiye sahip, deneyimli ekiplerin bulunduğu merkezlerde yapılan beyin tümörü ameliyatlarında cerrahi riskler önemli ölçüde azaltılır.
Tümörün konuşma merkezine yakın olması durumunda geçici veya kalıcı konuşma problemleri gelişebilir.
Konuşma merkezine yakın yerleşimli tümörlerde, ameliyat sırasında nöromonitörizasyon ve ileri haritalama teknikleri kullanılarak konuşma fonksiyonlarının korunması hedeflenir. Bu sayede cerrahiye bağlı konuşma bozukluğu riski minimalize edilmeye çalışılır.
Bazı hastalarda ameliyat sonrası geçici konuşma bozuklukları olabilir. Özellikle konuşma terapisi, antiödem tedavisi ve uygun rehabilitasyon süreci ile bu sorunların büyük bir kısmı zaman içinde düzelir.
Beyin tümörlerinde tekrar (nüks) riski, tümörün tipine ve rezeksiyon oranına göre hastadan hastaya değişiklik göstermektedir. Örneğin meningiomlarda nüks riski genellikle daha düşükken, glioblastom gibi yüksek dereceli tümörlerde tekrar görülme olasılığı daha yüksektir.
Tümörün tekrar etmesinde en önemli faktörlerin ikisi ; tümörün patolojik tanısı (grade’i) ve ameliyat sırasında ne kadarının çıkarıldığıdır. Grade 4 tümörlerde, tümör tamamen çıkarılmış olsa bile nüks oranı yüksektir. Buna karşılık grade 1 gibi düşük dereceli tümörlerde, eğer tümör kısmi olarak çıkarılmışsa zaman içinde tekrar gelişebilir. Bu nedenle hastalığın uzun dönem seyrinde tümörün patolojisi ve rezeksiyon miktarı büyük önem taşımaktadır.
Yüksek dereceli (high grade) tümörlerde veya tümörün tamamen çıkarılamadığı kısmi rezeksiyon yapılan hastalarda, ameliyat sonrası radyoterapi ve kemoterapi gibi ek tedaviler uygulanarak tümörün tekrar etme (nüks) riski azaltılmaya çalışılır.
Beyin tümörü ameliyatı sırasında, cerrahi girişimin yapılacağı bölgede sınırlı bir saç kesilir. Ameliyat esnasında saç köklerine (kıl foliküllerine) zarar vermemek için özen gösterilse de, bazı hastalarda kesi hattı boyunca saçlar yeniden çıkmayabilir.
Özellikle gür saç yapısına sahip erkek ve kadın hastalarda ameliyat izi çoğu zaman kozmetik sorun oluşturmaz.
Cerrahi planlama sırasında insizyonların mümkün olduğunca saçlı deri içerisinde kalmasına dikkat edilerek ameliyat izi gizlenmeye çalışılır. Bu sayede ameliyat sonrası estetik görünüm korunur. Ameliyat kesisi dışarıdan çoğu zaman fark edilmez
Beyin tümörü ameliyatı, modern nöroşirürjinin en önemli ve en gelişmiş cerrahi operasyonlarından biridir. Mikrocerrahi teknikler, nöronavigasyon sistemleri, nöromonitörizasyon ve Gamma Knife gibi ileri teknolojiler sayesinde hem cerrahi başarı oranları hem de hastaların yaşamsal sağ kalımı önemli ölçüde artmıştır.
Beyin ameliyatı sonrası hastalar, durumlarına göre birkaç gün yoğun bakımda izlenir ve iyileşme süreci fiziksel, zihinsel ve nörolojik değerlendirmelerle yakından takip edilir.
Beyin tümörü cerrahisinde en sık kullanılan yöntemlerden biri kraniyotomidir. Bu yöntemde, kafatasında geçici olarak bir pencere açılır ve cerrah mikroskop ile modern cerrahi cihazlar eşliğinde tümöre ulaşır.
Beyin ameliyatı, genellikle kafatasının bir kısmının cerrahi olarak açılmasıyla (kraniotomi) gerçekleştirilir ve cerrah, mikroskop eşliğinde hedeflenen beyin bölgesine ulaşarak anormal dokuyu dikkatle çıkarır.
Beyin ameliyatı, enfeksiyon, kanama, nörolojik hasar, felç ve konuşma bozukluğu gibi ciddi komplikasyonlar riski taşıyan karmaşık bir cerrahi müdahaledir.
Bel kayması ameliyatı, omurlar arasındaki kaymayı düzeltmek ve omurga stabilitesini sağlamak amacıyla yapılan cerrahi bir işlemdir.
Kapalı bel fıtığı ameliyatı, çevre dokulara en az hasara yönelik geliştirilen, hızlı iyileşme süreci sunan modern bir cerrahi tekniktir.
Boyun fıtığı ameliyatı, genellikle güvenli bir işlem olsa da, her cerrahi müdahalede olduğu gibi sinir hasarı, enfeksiyon gibi bazı riskler taşıyabilir.
Kranioplasti ameliyatı, kafa tasındaki kemik kaybını kapatmak ve hem beyin dokusunu korumak hem de estetik görünümü düzeltmek için uygulanan cerrahi bir yöntemdir
Kronik subdural kanama, beyin zarları arasında yavaş ilerleyen kan birikimi sonucu ortaya çıkan ve cerrahi tedavi gerektirebilen ciddi bir beyin hastalığıdır.
Boyun fıtığı ameliyatı, omurilik ve sinir köklerine baskı yapan fıtık dokusunun çıkarılmasıyla ağrı ve uyuşmayı azaltan etkili bir cerrahi tedavidir.

Omurga kırığı ameliyatı, çöken veya kırılan omurun platin ve vida sistemleriyle sabitlenerek omurganın yeniden güçlendirilmesini sağlayan ileri bir cerrahi tedavidir

Vertebroplasti ve kifoplasti, omurga kırıklarının tedavisinde ağrıyı azaltmak ve omurun dayanıklılığını artırmak için uygulanan minimal invaziv cerrahi yöntemlerdir.
Omurga kırığı ameliyatı olanların bilmesi gereken tedavi şekilleri arasında vertebroplasti, kifoplasti ve platin-vidalama yöntemleri yer almakta olup, bu cerrahi teknikler omurgayı stabilize ederek ağrıyı azaltmayı ve hastanın hızlı iyileşmesini amaçlar.

Ameliyatsız bel ağrısı tedavisinde sinir blokajları, radyofrekans ve enjeksiyon yöntemleri ağrıyı azaltarak hastaların yaşam kalitesini artırır

Düşük ayak, çoğunlukla peroneal sinir hasarına bağlı olarak gelişen ve yürüme sırasında ayağın takılmasına neden olan önemli bir nörolojik rahatsızlıktır.
Peroneal sinir ameliyatı, sinir üzerindeki baskının kaldırılmasıyla ayağın fonksiyonlarını geri kazandırmayı hedefleyen ileri bir cerrahi tedavidir.
Bel fıtığı ameliyatı sonrası hasta genellikle 4 saat içinde taburcu olabilir ve masa başı işi yapanlar 7 gün içinde işine dönebilir.
Boyun fıtığı ameliyatı, doğru hasta seçimi ve modern cerrahi tekniklerle oldukça başarılı sonuçlar verir. Cerrahi tedavide amaç; sinir basısını ortadan kaldırmak, ağrıyı azaltmak ve yaşam kalitesini artırmaktır.
Bel ağrısı, toplumda en sık görülen sağlık sorunlarından biridir. Kas zorlanmaları, disk fıtıkları, omurga kaymaları, kireçlenme ve travmalar en yaygın nedenler arasındadır. Çoğu bel ağrısı kendiliğinden düzelir; ancak bazı durumlarda profesyonel tedavi ve cerrahi girişim gerekebilir.
Hafif çatlaklardan ciddi omurilik basısına kadar farklı şiddette görülebilir. Bazı kırıklar sadece korse ve istirahat ile tedavi edilebilirken, ileri olgularda omurga kırığı ameliyatı gerekir.
Hastalarda bel ağrısı, bacağa yayılan ağrı, uyuşma, güçsüzlük ve ileri evrelerde yürüme bozuklukları görülebilir. Konservatif tedaviye (ilaç, istirahat, fizik tedavi) yanıt vermeyen hastalarda bel kayması ameliyatı gündeme gelir.
