
2 min
BLOG
Op. Dr. Caner Sarıkaya
Boyun fıtığı (servikal disk hernisi), boyun omurları arasındaki disklerin hasar görerek sinir köklerine veya omuriliğe bası yapması sonucu gelişen bir hastalıktır. İlaç tedavisi ve fizik tedavi yöntemleriyle iyileşme sağlanamayan hastalarda boyun fıtığı ameliyatı gerekebilir. Bu rehberde ameliyat kararı, uygulanan yöntemler, ameliyat süreci ve iyileşme süreci hakkında bilmeniz gereken her şeyi bulabilirsiniz.
Boyun fıtığı hastalarının büyük çoğunluğu (%80-90) ameliyatsız tedavilerle iyileşir. Ancak aşağıdaki durumlarda cerrahi tedavi kaçınılmaz hale gelir:
Önemli: Ameliyat kararı her hasta için ayrı ayrı değerlendirilir. Semptomların şiddeti, hastanın genel sağlık durumu, görüntüleme bulguları ve hastanın beklentileri bu kararı etkileyen faktörlerdir.
Boyun fıtığı ameliyatında tek bir yöntem yoktur. Hastalığın türüne, fıtığın konumuna, kaç seviyeyi etkilediğine ve hastanın genel durumuna göre farklı cerrahi teknikler uygulanır.
En sık uygulanan boyun fıtığı ameliyatı yöntemidir. Boynun ön tarafından yaklaşılarak fıtıklaşmış disk dokusu tamamen çıkarılır. Disk çıkarıldıktan sonra oluşan boşluğa kemik greft veya PEEK kafes yerleştirilerek üst ve alt omurların kaynaşması (füzyon) sağlanır. Gerektiğinde metal plak ve vidalarla stabilizasyon yapılır.
Avantajları: Sinir köküne ve omuriliğe doğrudan ulaşım, ameliyat sonrası az ağrı, kifotik omurgalarda etkili.
Dezavantajları: Komşu segmentler üzerinde artan yük, hareket kısıtlılığı, çok seviyeli vakalarda komplikasyon riski artar.
Fıtıklaşmış disk, metal ve polimer bileşenlerden oluşan yapay bir disk protezi ile değiştirilir. Füzyondan farklı olarak omurganın doğal hareketi korunur. Tek veya çift seviye yumuşak disk hernisinde uygun hastalarda tercih edilebilir.
Avantajları: Boyun hareketliliğinin korunması, komşu segment hastalığı riskinin azalması.
Dezavantajları: Her hasta için uygun olmayabilir; osteoporoz, ciddi kireçlenme ve instabilite varlığında kontrendike olabilir.
Boynun ön veya arka tarafından yapılan 6-7 mm'lik küçük bir kesi aracılığıyla endoskop eşliğinde gerçekleştirilen minimal invaziv yöntemdir. Yalnızca siniri sıkıştıran fıtık dokusu çıkarılır; sağlıklı dokular ve disk korunur. Kafes kullanımı gerekmez.
Avantajları: Daha az doku hasarı, daha az ağrı, kısa hastane yatışı, hızlı iyileşme, doğal biyomekaniğin korunması.
Dezavantajları: Her vaka için uygun değildir; deneyimli cerrah gerektirir.
Çok seviyeli servikal dar kanal (spondiloz) tedavisinde tercih edilen bir posterior (arkadan) yöntemdir. Laminalar açılarak spinal kanala alan yaratılır; omurilik üzerindeki bası dolaylı olarak giderilir. Hareketi koruyan bir teknik olması önemli bir avantajdır.
Arka taraftan yaklaşılarak bir veya birden fazla lamina çıkarılır. Gerektiğinde vida-rod sistemi ile omurga stabilizasyonu da eklenir. Özellikle yaşlı hastalarda ve çok seviyeli patolojilerde tercih edilebilir.
Omur cismi (vertebra gövdesi) ile birlikte üst ve alt diskler çıkarılır. Oluşan boşluğa kafes yerleştirilir ve plak-vida ile sabitlenir. Özellikle ossifiye posterior longitudinal ligaman (OPLL) ve çok seviyeli patolojilerde tercih edilir.
Hangi yöntem bana uygun?
Anterior yaklaşımlar 1-2 seviye patolojide genellikle üstün kabul edilirken, çok seviyeli dar kanal vakalarında posterior yaklaşımlar teknik açıdan daha avantajlı olabilir. Kombine (anterior + posterior) yaklaşımlar ise tek taraflı ameliyatla yeterli dekompresyon yapılamayan veya instabilite olan hastalarda önerilir.
Boyun fıtığı ameliyatına hazırlık süreci, ameliyatın güvenli ve başarılı geçmesi için kritik öneme sahiptir. Bu süreçte yapılması gerekenler:
Boyun fıtığı ameliyatları genel anestezi altında yapılır. Anterior (ön) yaklaşımda ameliyat süreci şöyle ilerler:
Ameliyat süresi uygulanan yönteme ve etkilenen seviye sayısına göre 30 dakika ile 3 saat arasında değişebilir.
İntraoperatif Nöromonitörizasyon (İONM): Çok riskli vakalarda ameliyat sırasında sinir uyarılmış potansiyel (MEP/SEP) takibi yapılarak olası sinir hasarı anında tespit edilebilir. Bu yöntem ameliyat güvenliğini önemli ölçüde artırır.
Boyun fıtığı ameliyatı sonrasında genellikle 1-2 gece hastanede kalış yeterlidir. Endoskopik yöntemlerde hastalar çoğunlukla aynı gün taburcu olabilir. Çok seviyeli veya kombine cerrahilerde bu süre uzayabilir.
Ameliyat öncesinde güç kaybı veya his kaybı gelişmişse, cerrahi sonrası fizik tedavi rehabilitasyonu önerilir. Fizik tedavi; kas güçlendirme, boyun hareketliliğinin yeniden kazanılması ve postür eğitimini kapsar. Erken rehabilitasyon, iyileşmeyi hızlandırır ve tekrarlama riskini azaltır.
Ameliyat sonrası ağrı genellikle NSAİİ grubu ağrı kesiciler ve kas gevşeticilerle kontrol altına alınır. Endoskopik ve minimal invaziv yöntemlerde ameliyat sonrası ağrı belirgin şekilde daha azdır.
Tüm cerrahi girişimlerde olduğu gibi boyun fıtığı ameliyatında da belirli riskler mevcuttur:
Deneyimli ellerde ve doğru hasta seçimiyle bu riskler minimuma indirilir. Boyun fıtığı ameliyatının başarı oranı %85-95 düzeyindedir.
Bilinmesi Gereken: Komplikasyon oranları çok seviyeli anterior cerrahilerde daha yüksektir. Posterior yaklaşımlar teknik açıdan daha kolay olmakla birlikte yara iyileşmesi daha uzun sürebilir ve ameliyat sonrası boyun ağrısı daha belirgin olabilir.
Hayır. Hastaların büyük çoğunluğu (%80-90) ilaç, fizik tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle iyileşir. Cerrahi, konservatif tedaviye yanıt vermeyen veya sinir hasarı gelişen hastalarda gündeme gelir.
Başarı oranı %85-95 arasındadır. Uzun süreli sinir basısına bağlı hasar varsa, ameliyat sonrası tam iyileşme zaman alabilir veya kısmi düzelme görülebilir.
Ofis işleri için genellikle 2-4 hafta; ağır fiziksel işler için 6-12 hafta gerekmektedir. Bu süre uygulanan yönteme göre değişir.
Sinir basısı sürdükçe güç kaybı ve his kaybı ilerleyebilir. Omurilik basısı uzun süre devam ederse kalıcı hasar riski artar.
Füzyon yapılmamış veya endoskopik yöntemle tedavi edilen hastalarda fıtık nüksü görülebilir. Füzyon yapılan seviyede nüks olası değildir; ancak komşu seviyelerde yeni disk patolojisi gelişebilir.
Boyun fıtığı ameliyatı, doğru hasta seçimiyle oldukça başarılı sonuçlar veren ve hastaların yaşam kalitesini belirgin şekilde artıran bir cerrahi müdahaledir. Anterior servikal diskektomi ve füzyondan endoskopik yöntemlere kadar pek çok teknik mevcuttur.
Hangi yöntemin uygulanacağı; fıtığın konumu, seviye sayısı, hastanın genel sağlık durumu ve cerrahın deneyimine göre kişiselleştirilmiş şekilde belirlenir.
Ameliyat düşünüyorsanız, alanında deneyimli bir beyin ve sinir cerrahı veya nöroşirürji uzmanıyla görüşerek bireysel durumunuza en uygun tedavi planını oluşturmanız en doğru adımdır.
Boyun fıtığı ameliyatında en sık kullanılan yöntem olan mikrocerrahi teknik, sinirlere baskı yapan fıtık dokusunun hassas şekilde çıkarılmasını sağlar.
Boyun fıtığı ameliyatı sonrası iyileşme süreci genellikle 7-10 gün içinde başlar ve hastalar bu sürede günlük aktivitelerine kademeli olarak dönebilir.
Boyun fıtığı ve boyun ağrısı, uzun süre masa başında çalışma, yanlış duruş, stres ve yaşa bağlı disk dejenerasyonu sonucu omuz-kol ağrısı, ellerde uyuşma ve hareket kısıtlılığına yol açabilir.
Kapalı bel ve boyun fıtığı ameliyatları ile omurga kanal darlığı tedavileri, minimal invaziv yöntemlerle yapılarak hastaların daha kısa sürede iyileşmesi ve günlük yaşama dönmesi sağlanır.
Bel kayması (spondilolistezis), omurgadaki bir omurun alttaki omur üzerine öne doğru kaymasıyla oluşan bir omurga rahatsızlığıdır.

Bel Fıtığı Ameliyatı
Kapalı bel fıtığı ameliyatı, küçük kesilerle, dokulara minimum zarar vererek fıtıklaşmış diskin çıkarılmasını sağlayan modern bir cerrahi tekniktir.
Vidasız kanal daralması ameliyatı, omurga kanalındaki baskıyı azaltmak için vida kullanılmadan yapılan ve genellikle kemik ya da bağ dokusu üzerindeki basının kaldırıldığı bir cerrahi yöntemdir.
Omurga kırığı, genellikle travma veya osteoporoz sonucu omur kemiklerinin yapısal bütünlüğünün bozulmasıyla oluşan ciddi bir omurga yaralanmasıdır.

Dar kanal omurilik ve sinir kökleri üzerindeki basıya bağlı olarak nörolojik semptom olmasıdır.
Beyin tümörü ameliyatı, tümörlü dokunun çıkarılarak beyin fonksiyonlarının korunmasını ve hastalığın ilerlemesinin durdurulmasını amaçlayan karmaşık bir cerrahi işlemdir.
Karpal tünel sendromu, el bileğinde median sinirin sıkışması sonucu elde uyuşma, karıncalanma ve güç kaybına neden olan sinir sıkışma hastalığıdır.
Kubital tünel sendromu, dirsek seviyesinde ulnar sinirin sıkışması sonucu özellikle serçe ve yüzük parmakta uyuşma, karıncalanma ve kas güçsüzlüğü ile seyreden bir sinir tuzaklanma hastalığıdır.
Peroneal sinir sıkışması ameliyatı, dizin dış kısmında sinirin üzerindeki baskının cerrahi olarak giderilerek ayak düşüklüğü ve his kaybı gibi belirtilerin düzeltilmesini hedefleyen bir girişimdir.
Vertebroplasti ameliyatı, omurga kırıklarında çöken omura özel bir kemik çimentosu enjekte edilerek ağrının azaltılması ve omurun yeniden güçlendirilmesini amaçlayan minimal invaziv bir işlemdir.
Kronik subdural kanama, genellikle hafif kafa travmalarından sonra haftalar içinde gelişen, beyin yüzeyini saran zar altında biriken ve zamanla artarak baş ağrısı, unutkanlık, dengesizlik gibi belirtilere yol açabilen sinsi bir beyin kanamasıdır.
Beyin tümörü, beynin normal hücrelerinden farklı olarak kontrolsüz şekilde büyüyen kitlelerdir. Bu tümörler iyi huylu (benign) ya da kötü huylu (malign) olabilir. Tedavide en etkili yöntemlerden biri beyin tümörü ameliyatıdır.
Başarılı bir cerrahi sonrasında hastaların büyük çoğunluğu ağrılarından kurtulur ve günlük yaşamlarına döner. Ancak tam iyileşme için sabırlı olmak ve bel sağlığını koruyacak yaşam tarzını benimsemek gerekir.
Hidrosefali ameliyatı, beyin omurilik sıvısının biriken fazla miktarını boşaltarak beyin üzerindeki basıyı azaltan ve nörolojik fonksiyonları korumayı amaçlayan etkili bir cerrahi tedavidir.
Travma (düşme, trafik kazası, spor yaralanmaları) veya osteoporoz gibi kemik erimesi durumlarında omurga kırığı meydana gelebilir. Bu kırıklar hafif çatlaklardan ciddi omurilik basısına kadar farklı şiddette olabilir.

Beyin ameliyatı, beyin dokusunda yer alan tümör, damar hastalıkları, kanama, kist veya travma sonrası oluşan sorunların cerrahi olarak tedavi edilmesidir. Kraniyotomi, beyin cerrahisinde en sık uygulanan yöntemlerden biridir.
Bel kayması (spondilolistezis), omurların birbiri üzerinde kaymasıyla ortaya çıkan bir omurga hastalığıdır. Bu durum, bel ağrısı, bacağa yayılan ağrı, uyuşma ve güçsüzlük gibi şikayetlere yol açabilir.

Bel kayması ameliyatı, omurlar arasındaki kaymayı düzelterek sinir basısını ortadan kaldıran ve omurgayı vida-plak sistemleriyle stabilize eden kalıcı ve etkili bir cerrahi tedavidir.

Bel kayması ameliyatı riskleri arasında enfeksiyon, kanama, sinir yaralanması, implant gevşemesi ve kaynamama gibi komplikasyonlar bulunsa da, deneyimli cerrahlar tarafından doğru teknikle uygulandığında bu riskler oldukça düşüktür.
Omurga kırığı iyileşme süresi, kırığın tipine ve hastanın genel durumuna bağlı olarak genellikle 4–6 hafta arasında değişir.Bazı durumlarda cerrahi gerekebilir.
