
2 min
BLOG
Op. Dr. Caner Sarıkaya
Vertebroplasti ve kifoplasti farkı, osteoporotik omurga kırıklarının tedavisinde en sık sorulan sorulardan biridir. Her iki yöntem de minimal invaziv cerrahi yaklaşımlarla uygulanan, ağrıyı azaltan ve omurga stabilitesini sağlayan işlemlerdir. Peki bu iki yöntem arasındaki temel fark nedir ve hangi durumlarda hangi yöntem tercih edilir?
Vertebroplasti, çökme gösteren omur gövdesine özel bir kemik çimentosunun (PMMA) iğne yardımıyla enjekte edilerek sabitlenmesi işlemidir. Bu işlem sırasında omurun yüksekliği değiştirilmez; temel amaç ağrıyı azaltmak ve omurgası stabilize etmektir.
Kifoplasti ise vertebroplastiden farklı olarak, işlem öncesinde kanül içerisinden özel bir balon gönderilerek çökme gösteren omurun yüksekliği mümkün olduğunca geri kazanır. Balon şişirilerek omurun formu düzeltilir, ardından oluşan boşluk kemik çimentosuyla doldurulur.
Vertebroplasti ve kifoplasti farkı en öz haliyle şu şekilde açıklanabilir: vertebroplastide çimento doğrudan kırık omura enjekte edilirken, kifoplastide önce balon şişirilerek omur yüksekliği düzeltilir, ardından çimento uygulanır.
İşlem açısından her iki yöntem arasında büyük bir fark bulunmasa da kifoplasti, omurga açılanmasının bozulduğu ve yüksekliğin geri kazanılmasının hedeflendiği durumlarda öne çıkar. Özellikle MR görüntülemelerinde kemik iliği ödemi devam eden osteoporotik kırıklarda kifoplasti tercih edilir.
Her iki işlem de lokal anestezi ve hafif sedasyon ile gerçekleştirilir. Hastalar genüllikle aynı gün taburcu edilir, ertesi gün duş alabilir ve çoğu kişi 3–7 gün içinde işine dönebilir.

Her iki işlem de genellikle lokal anestezi ve sedasyon ile yapılır. Sedasyon, hastaların kolonoskopi ya da gastroskopide aldıkları rahatlatıcı ilaçlarla benzer yapıdadır. İşlem sonrası hastalar genellikle aynı gün taburcu edilir, bir gün sonra duş alabilirler. Ortalama 3 ila 7 gün içinde iş hayatına veya günlük aktivitelerine dönebilirler.
Bu işlemler, kırığın neden olduğu ağrıyı azaltsa da asıl sebep olan osteoporoz tedavi edilmezse yeni kırıkların oluşma riski devam eder. Bu nedenle hem vertebroplasti hem de kifoplasti uygulanan hastaların mutlaka kemik erimesine yönelik ek tedavi alması gerekir. D vitamini, kalsiyum takviyesi, antiresorptif ilaçlar veya anabolik tedaviler gibi seçenekler, doktor tarafından hastaya özel olarak planlanmalıdır.
Vertebroplasti ve kifoplasti, omurga kırıklarında ağrıyı azaltmak ve fonksiyonel iyileşme sağlamak için etkili yöntemlerdir. Ancak omur yüksekliğinde ciddi kayıp varsa ve deformite riski yüksekse kifoplasti daha avantajlıdır. Uygun yöntemi belirlemek için radyolojik değlendirme (özellikle MR görüntüleme) ve klinik muayene şarttır.
👉 Ameliyat kararınızı netleştirmek için, Omurga kırığı ameliyatı hakkında bilinmesi gerekenler yazımızı da mutlaka okuyun.
🟢 WhatsApp | 💬 Online iletişim için tıklayın.
Vertebroplasti ameliyatı, çöken veya kırılan omur gövdesine özel kemik çimentosu enjekte edilerek omurganın güçlendirilmesini ve hastanın ağrısının hızla azaltılmasını amaçlayan bir cerrahidir.
Vertebroplastide kemik çimentosu doğrudan kırık omura enjekte edilirken, kifoplastide önce balon yardımıyla omurun yüksekliği düzeltilir ve ardından oluşan boşluk çimento ile doldurulur.
Omurga kırığı, ani sırt veya bel ağrısı, hareket kısıtlılığı ve nörolojik şikayetlerle kendini gösterebilir; tedavisinde ise kırığın durumuna göre yatak istirahati, korse, minimal invaziv girişimler veya cerrahi sabitleme yöntemleri uygulanabilir.

Omurga Kırığı Ne Kadar Sürede İyileşir?
Omurga kırığı, kırığın tipine ve uygulanan tedaviye bağlı olarak değişmekle birlikte genellikle 4–6 hafta içinde iyileşme sürecine girer.

Omurga Kırığı Olursa Ne Olur?
Omurga kırığı oluştuğunda şiddetli ağrı, hareket kısıtlılığı ve bazı durumlarda sinir basısına bağlı uyuşma veya felç gibi ciddi nörolojik sorunlar gelişebilir.
L2 vertebra kırığı, bel omurgasında ikinci lomber omurda oluşan travmatik ya da osteoporotik bir kırık türüdür.

Omurga Ameliyatı Zor Mu?
Omurga ameliyatı, omurganın yapısal ve sinirsel hassasiyeti nedeniyle titizlikle planlanması gereken, ancak deneyimli ellerde başarılı sonuçlar verebilen bir cerrahidir.
Devamını Oku…
Kapalı omurga ameliyatları, minimal kesilerle uygulanan ve hastanın daha hızlı iyileşmesini sağlayan bel fıtığı, boyun fıtığı, kanal darlığı, omurga kırığı hastalarında güvenle uygulanabilir.
Vidasız dar kanal ameliyatı, omurga kanalındaki sinir sıkışıklığını gidermek için vida kullanılmadan uygulanan minimal invaziv bir cerrahi yöntemdir.
Kapalı bel fıtığı ameliyatı, 1 cm’lik küçük kesi ile yapılan minimal invaziv bir yöntem olup, hastaların günlük hayata hızlı dönüşüm olur.
Modern cerrahi teknikler sayesinde boyun fıtığı ameliyatı, küçük kesiler ile güvenli bir şekilde gerçekleştirilebilmekte ve hastalar kısa sürede günlük yaşamlarına dönebilmektedir.

Bel kayması ameliyatı, omurlar arasındaki kaymayı düzeltmek ve sinir basısını ortadan kaldırarak hastaların ağrısız şekilde günlük yaşamına dönmesini sağlayan etkili bir cerrahidir.
Beyin ameliyatı, sağlıklı dokular korunarak mikrocerrahi tekniklerle gerçekleştirilen ciddi hastalıkların tedavisinde uygulanan ileri bir cerrahidir.

Ameliyatsız bel ağrısı tedavisinde TFSI, RF ve faset eklem enjeksiyonu yöntemleri kullanılarak sinir basısı azaltılır ve hastaların günlük hayata dönüş hızlı olur.

Düşük ayak, sinir hasarı veya fıtık gibi nedenlerle ayağın yukarı kaldırılamama durumudur.
Karpal tünel sendromu ameliyatı, el bileğinde median sinir üzerindeki baskıyı ortadan kaldırarak elde uyuşma, ağrı ve güç kaybını gideren etkili bir cerrahi tedavi yöntemidir.
Kubital tünel sendromu ameliyatı, dirsekte ulnar sinir üzerindeki baskıyı kaldırarak elde uyuşma, ağrı ve güç kaybını azaltan bir cerrahidir.
